KATEGORİ


Tarih

Rusya: Huzursuz İmparatorluk
%30

Ian Barnes

Rusya: Huzursuz İmparatorluk

Çevirmen: Abdullah Yılmaz

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Geniş ovalara, karlarla kaplı tundralara, uçsuz bucaksız ormanlara yayılmış Rus ülkesinin tarihi en az coğrafyası kadar büyük ve merak uyandırıcıdır. Slav kabilelerinden, Rurik ve Romanov hanedanlarına, Moğol İstilaları’ndan Napolyon’un ordularına, Bolşevik devriminden Hitler’in panzerlerine, Soğuk Savaş’tan Putin’e… Rusya, huzursuz bir imparatorluktur: Hanedan kavgalarını yabancı istilalar, ekonomik büyümesini kanlı savaşlar takip eder. Bu huzursuzluğun sebebi belki de ülkenin çelişkileridir: Rusya’nın doğal kaynakları zengindir, ama Rusya zengin değildir; Rus modernleşmesi Avrupalılaşmanın en iyi örneğidir, ama Rusya Avrupalı değildir. Rusya tıpkı, devlet armasında sağa ve sola bakan kartalı gibi hem Doğu’ya hem de Batı’ya bakan bir ülke. Tarih boyunca, soğuk ve geniş coğrafyasında, kâh genişlemeye kâh bu geniş toprakları dış dünyaya bağlayan ticaret ve kültür yollarına hükmetmeye çalıştı. 15. yüzyılda Rus knezliklerinin zayıf idarecisi olan Moskova, üç asır içinde Baltık Denizi’nden Karadeniz’e, Hazar Denizi’nden Baykal Gölü’ne, Polonya Ovası’ndan Kuzey Buz Denizi’ne yayıldı. Kadim Polonya-Litvanya Birliği ve Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden İsveç Krallığı çarın ordularına teslim oldu. Napolyon’un yenilmez ordularını, General Kış ve Rusya beraber püskürttü. Rus kimliğinin tarihsel oluşumu, zaferleri ve kıyımları hem Türk tarihinin hem de dünya tarihinin en önemli başlıklarından birini teşkil eder. Osmanlı İmparatorluğu’nu askerî olarak yıkabilen güç Avrupa devletleri değil, Rus Çarlığı oldu. Kırım, Çeçenistan, Afganistan ve Türkistan’ın huzursuzluğunun sebebi hep Rusya oldu. Modern zamanların da tarihine yön veren Rusya’nın huzursuzluğuydu: 1917 Bolşevik Devrimi’nin ve Stalinizm’in Rusya’dan dünyaya yayılma çabası belki de insanlığı yok edecek nükleer bir savaşın soğuk rüzgarını tüm insanlığa hissettirmişti. Rusya: Huzursuz İmparatorluk, Bir Tarihsel Atlas Rus tarihini sadece bir anlatıyla değil, haritaların diliyle de tasvir ediyor. Derby Üniversitesi’nden tarih profesörü Ian Barnes, uzun yıllar devam eden araştırmalarının meyvesi olan bu eserin yayımlanmasına şahit olamadı. Yazar 2014 yılında öldüğünde, Putin Rusya’sı Soğuk Savaş sonrasında Ukrayna’ya verdiği Kırım’ı işgal etmeye hazırlanıyordu. Bugün bu huzursuzluk çetin ve sonu belirsiz bir savaşa dönmüş durumda: Rusya’nın tarihsel huzursuzluğu hâlâ devam ediyor. Bir ulusun ve bir coğrafyanın yaşadığı zaferler, felaketler, yaşattığı, yaşadığı acılar ve kıyımlar, renkli ve gerçek ölçekli haritalarla tarih ve coğrafya meraklılarının vazgeçilmez bir başucu eseri olacaktır. Canlı ve ayrıntılı haritaları, sürükleyici ve bilgilendirici metinleriyle bu eser Türk okurunun özlediği, tarih ve coğrafyayı buluşturan bu yazın türünün başarılı bir örneği. VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlaslar dizisinin bu ilk kitabı, huzursuz imparatorluk Rusya’nın kapılarını aralıyor…Rusya: Huzursuz İmparatorluk, Bir Tarihsel Atlas Rus tarihini sadece bir anlatıyla değil, haritaların diliyle de tasvir ediyor. Derby Üniversitesi’nden tarih profesörü Ian Barnes, uzun yıllar devam eden araştırmalarının meyvesi olan bu eserin yayımlanmasına şahit olamadı. Yazar 2014 yılında öldüğünde, Putin Rusya’sı Soğuk Savaş sonrasında Ukrayna’ya verdiği Kırım’ı işgal etmeye hazırlanıyordu. Bugün bu huzursuzluk çetin ve sonu belirsiz bir savaşa dönmüş durumda: Rusya’nın tarihsel huzursuzluğu hâlâ devam ediyor. Bir ulusun ve bir coğrafyanın yaşadığı zaferler, felaketler, yaşattığı, yaşadığı acılar ve kıyımlar, renkli ve gerçek ölçekli haritalarla tarih ve coğrafya meraklılarının vazgeçilmez bir başucu eseri olacaktır. Canlı ve ayrıntılı haritaları, sürükleyici ve bilgilendirici metinleriyle bu eser Türk okurunun özlediği, tarih ve coğrafyayı buluşturan bu yazın türünün başarılı bir örneği. VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlaslar dizisinin bu ilk kitabı, huzursuz imparatorluk Rusya’nın kapılarını aralıyor…

770,00 ₺ 1.100,00 ₺

Erken Modern Avrupa Tarihi Yönetenler ve Yönetilenler
%30

Hamish Scott

Erken Modern Avrupa Tarihi Yönetenler ve Yönetilenler

Çevirmen: Sinan Çakır

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Erken modern Avrupa tarihini krallar ve savaşlar üzerinden değil, iktidarın toplumsal dokuda nasıl kurulduğunu ve sınandığını gösteren kapsamlı bu panorama, orta çağların sonundan on sekizinci yüzyıla kadar geniş bir kronolojiyi ayrıntılarıyla ele alıyor. Tarihçilikteki yeni araştırma yöntemlerini ve klasikleşmiş literatürü bütünlük içinde değerlendiren eser, Avrupa monarşilerinin hanedan siyaseti, meşruiyet ve kurumlaşma eksenlerini odağında tutuyor. On altıncı yüzyılda V. Karl’ın “evrensel monarşi” ufku, mezhep savaşları ile barok monarşinin aygıtları, monarşik iktidarların sırf “tepedeki” bir irade değil, aynı zamanda parlamento, saray ritüelleri ve çeşitli hukuk sistemleriyle örülmüş bir pazarlık sahası olduğunu berrak biçimde gösteriyor. Erken modern Avrupa’daki devletlerin esneklik ve kırılganlığın aynı zeminde nasıl var olduğunu, modernliğe giden yolda önce Rönesans sonra birleşik monarşiler tecrübelerinin, Fransız ve Habsburg mutlakiyetinin sınırlarını, mekânlarını, mali ve askerî idarelerini yoğun ayrıntılarla resmeden eser, nihai olarak şu sorunun peşinde: Erken modern Avrupa devletlerinde iktidar ve halklar arasındaki ilişkinin esasları nelerdi? VakıfBank Kültür Yayınları’nın Erken Modern Avrupa Tarihi serisinin 6. kitabı, modern Avrupa’nın iktidar yapılarının tarihsel kökenlerini çözümlemek için bir rehber niteliğinde: monarşik yapılardan cumhuriyet ve cumhur yapılarına; vergi, kurumsallaşan kredi sistemleri ile devlet tahvilleri ve bürokratik yapıların anatomileri bu cildin geniş ufkunda önemli durakları teşkil ediyor.

364,00 ₺ 520,00 ₺

Lale Devri mi?
%30

Lale Devri mi?

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Ahmed Refik’in Lale Devri kitabı, modern Osmanlı tarihçiliğinde birçok kitap, makale ve polemiğin kapısını açmıştı. Kâh Osmanlı Devleti’nde batılılaşmanın başlangıcı, kâh zevk ve sefaya düşen III. Ahmed ve damadı İbrahim Paşa’nın hatalı ve hedonist tasarruflarının anlatısı hâline gelen “lale devri” gerçekten yaşanmış mıydı? Birçok revizyonist çalışmanın da konusunu teşkil eden bu dönem, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden biridir. Erken batılılaşma ve sefahat arasında gidip gelen bu dönemin tanımı değil, bizatihi varlığı tarihsel bir mesele olarak ele alınmalıdır. 1718-1730 döneminin kültürel, siyasi, sosyal veçhelerini ele alan makalelerden müteşekkil bu derleme, Ahmed Refik ve onu takip eden tarihçilerin “edebî bir dönem icadı” yaptıklarını göstermeyi ve lale’nin gölgesinde kalan bir devri yeni araştırmalarla yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor. Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri” adlandırmasını problematize ediyor ve doktora tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasının resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken, Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı diplomatik bir dönemeç olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü haline gelmiş bostanlar üzerine birincil kaynaklarla yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler; İbrahim Paşa’yı savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk kez buluşacak bir diğer çalışma, Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş anlatının ötesine taşıyor.

476,00 ₺ 680,00 ₺

Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan
%30

Jack A. Goldstone

Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan

Çevirmen: Özkan Akpınar

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Modern dünyayı şekillendiren isyanlar neden ve nasıl başladı? Devrimler, sadece birer kitlesel başkaldırı mıydı, yoksa kökleri çok daha derinlerde miydi? Tarihçi ve sosyolog Jack A. Goldstone, Fransız İhtilali’nin ve İngiliz İç Savaşı’nın, Batı’ya özgü siyasi değişimler olduğu fikrini reddediyor, bu olayların Osmanlı İmparatorluğu ve Ming/Çing Hanedanlığı’nda yaşanan büyük isyanlarla benzer tarihsel dinamiklere dayandığını iddia ediyor: büyük krizlerin ana tetikleyicisi, ideolojik veya siyasi farklılıklar değil, demografik değişimlerdir. 1600-1850 yılları arasında yaşanan kitlesel nüfus artışı, hem Avrupa’da hem de Asya’da benzer sonuçlar doğurmuştu: gıda fiyatları arttı, işsizlik patladı ve hayal kırıklığına uğramış genç kitleler ortaya çıktı. Bu baskılar, devletlerin vergi toplama kapasitesini zorladı ve mali krizlere yol açtı. Aynı zamanda, yükselen orta sınıf ve entelektüeller, kendilerine uygun pozisyon bulamayınca mevcut elitlere karşı cephe aldı. Ancak nüfus artışı zorunlu olarak kötü bir şey değildi. Erken modern devletler bu dinamiği bazen kendi lehlerine kullanmayı başardı, yeni topraklar fethetti ve ekonomik genişlemenin önünü açtı. Değişen demografi, esnek olmayan ve değişime direnen yapılarla karşılaştığında ise yıkıcı hâle geldi. Dünya çapında erken modern tarihçiler için bir başyapıt sayılan bu eser, yayımlandığı tarihten 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ sağlam bir çerçeve ve yöntem sunuyor. Kitabın karşılaştırmalı ve disiplinlerarası yaklaşımı, tarih, sosyoloji, siyaset bilimi ve istatistiksel nüfus bilimini bir araya getirerek erken modern dönüşümleri anlamak, araştırmak ve tartışmak için vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor. Devrim ve isyanların erken modernden moderne uzanan karmaşık doğasını anlamlandırma yolunda Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan: İngiltere, Fransa, Türkiye ve Çin’de Nüfus Değişimi ve Devlet Çöküşü 1600-1850 eşsiz bir perspektif sunacaktır.

483,00 ₺ 690,00 ₺

Edebiyat

Denizler İçinde Bir Deniz Ada Öyküleri
%30

Sait Faik Abasıyanık

Denizler İçinde Bir Deniz Ada Öyküleri

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Adaların içinde bir Burgazadası vardır. Bir sandal vardır, tam Kaloyeros’la Leandros’un gözüktüğü nişanda. İşte o benim. Ben, sandallar içinde bir sandal, denizler içinde bir deniz, insanlar içinde bir insan. Sait Faik’in ada öyküleri, İstanbul Adaları’nın ışığını, kokusunu, insanını ve doğasını edebiyatımızın en özgün sayfalarına taşır. Balıkçıların sesi, kuşların gölgesi, denizin çalkantılı ruhu ve Adalar’ın çok kültürlü dokusu, onun kaleminde hem bir mekân hem de bir yaşam biçimine dönüşür. Elinizdeki seçki, Sait Faik’in ada temalı öykülerini süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile kitaplarda yer alan son biçimleri karşılaştırarak hazırlanmış özel bir derlemedir. Böylece okur, Sait Faik’in öykülerini nasıl dönüştürdüğünü, dilinin ve ritminin zaman içinde nasıl olgunlaştığını yakından görme imkânı bulur. Ada yalnızca bir arka plan değil; insanların, kuşların, vapurların, rüzgârın ve gündelik hayatın bir arada soluk aldığı canlı bir karakterdir Sait Faik’te. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurla buluşan Denizler İçinde Bir Deniz, onun ada ile kurduğu derin bağı ve yazıya tutunma biçimini görünür kılan, hem edebiyat meraklılarına hem de araştırmacılara hitap eden kapsamlı bir seçki.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Yaşasın Dünya Yazılar – Röportajlar
%30

Sait Faik Abasıyanık

Yaşasın Dünya Yazılar – Röportajlar

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Şimdi bizde mademki klasik yoktur; o hâlde lisanımızı da klasiklere borçlu değiliz. Kime borçluyuz? Hocamıza, anamıza, babamıza, köye, şehre, etrafımıza ve cemiyete borçluyuz. Binaenaleyh lisan cihetinden Hüseyin Cahit’in sarf ve nahvinden gayri hiçbir borcumuz olmayan dünkülere ne cihetten perestiş edelim? Sait Faik’in keskin gözlemini, içten mizahını ve hayatiyetini bir araya getiren Yaşasın Dünya, sadece röportaj ve yazılardan oluşan bir seçki değil; Türkçenin en ustalıklı yazarlarından birinin insanı, dili, edebiyatı ve kenti nasıl okuduğunun da göstergesidir. Onun metinlerinde, dönemin edebiyat camiasından dil ve edebiyat tartışmalarına, eleştirmenlere, edebiyatta tasfiye davalarına dek uzanan geniş bir yelpazede capcanlı bir edebiyat tarihi de hayat bulmaktadır. Sait Faik’in hayatı incelikli yerden kavrayışıyla mahkemelerdeki tanıklık kayıtları kendiliğinden birer hikâyeye dönüşüverir; sıradan insanların hüzün ve sevinçleri, edebiyatın ikiyüzlülüğü nazik bir öfke ve istihza ile ifşa edilir bu kitapta. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurla buluşan Yaşasın Dünya; bir çocuğun, bir kahvenin, bir mahallenin, bir kentin dünyasını büyük içtenlikle kuran Sait Faik’in kaleminden okuruna bazen sıcaklık duyuracak bazen de ince bir sızı.

322,00 ₺ 460,00 ₺

Şu İstanbul Denilen Yer İstanbul Öyküleri
%30

Sait Faik Abasıyanık

Şu İstanbul Denilen Yer İstanbul Öyküleri

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İstanbul’da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana âşığım: İşte 1942 senesinin 21 Haziran’ının gece yarısından sonra saat üç buçukta uyanık, beyaz şimşeklerin çaktığı, yağmurlu bir gecenin sana tebliği. Sait Faik’in İstanbul’u, sokakların, kahvelerin, sinemaların, meyhanelerin ve küçük insanların sesleriyle kurulan canlı bir dünyadır. Bir flanör duyarlılığıyla kenti adımlayan yazar, İstanbul’u yalnızca bir mekân değil, öykünün nabzını tutan bir karakter olarak anlatır. Bu seçki, Sait Faik’in –Adalar hariç– İstanbul odaklı kırk bir öyküsünü bir araya getiriyor. Öykülerin süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile yazarın hayattayken çıkan kitapları karşılaştırılarak hazırlanan bu derleme kent belleği için bulunmaz detayları da içinde barındırıyor. Bugün Sait Faik’in anlattığı İstanbul’un izlerine pek az rastlansa da, “şu İstanbul denilen yer”in hafızası onun öykülerinde hâlâ yaşamaya devam ediyor. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarını bekleyen bu kitap, bir şehrin bir yazarda bıraktığı izlerin en berrak tanıklığı.

210,00 ₺ 300,00 ₺

Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları Hayal ve Hakikat Arasında
%30

Lale Uçan

Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları Hayal ve Hakikat Arasında

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Babası son Halife Abdülmecid Efendi’nin şahlara has incisi Dürrüşehvar Sultan, soğuk bir kış günü 27 Ocak 1914 tarihinde Bağlarbaşı Köşkü’nde dünyaya gelir. İri mavi gözleriyle güzelliği ressamın fırçasından çıkan nefis bir tabloya benzetilen ve dilden dile dolaşan Dürrüşehvar Sultan, babasının kıymetlisidir. Hilafetin ilgası kararı Abdülmecid Efendi’ye bildirildiğinde, Dolmabahçe Sarayı’ndaki olağanüstü hareketliliğe on yaşlarındaki Dürrüşehvar da tanık olur. Yazar, Dürrüşehvar Sultan’ın sürgünle başlayan hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı Doğan isimli çalışmasını yeniden yorumlayarak okurla buluşturur. Okur bu kitapta, Dürrüşehvar’la tanıştıktan sonra onun gerçeklerine tutunarak hülya alemine doğru hakikat ve hayal arafında bir yolculuğa çıkar.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Sanat

Yeşilçam Öykü Sineması
%30

Serpil Kırel

Yeşilçam Öykü Sineması

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> (…) Dün olduğu gibi gelecekte de Yeşilçam anlatılarıyla karşımıza çıkan duygu ve duygulanımlar aktarılmaya ve seyircisinde tahmin edilemez karşılıklar bulmaya devam edecek. Yaşantılar değişse de Yeşilçam filmleri düne dair seslerin, hitapların, konuşmaların, beden dilinin, anlayışın, gündelik yaşama dair parçaların, fiziksel mekânların kaydının tutulmasına ve iletilmesine aracılık edecekler. Yeşilçam Öykü Sineması, Türkiye’de popüler sinemanın altın yılları olarak kabul edilen altmışları; etkisi günümüze kadar devam edebilmiş, kayıtsız kalınamayacak bir popüler sinema pratiğini ve geleceğe uzantılı bir kültürel alanı mercek altına alıyor. Yazar Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan unsurlara odaklanarak dönemin gündelik yaşamını, sinemasal ortamını, üretim koşullarını, sinemanın seyirciyle seyircinin sinemayla kurduğu benzersiz bağı ve filmlerin anlatı yapılarını bir bütün olarak değerlendiriyor. Yeşilçam’a emek verenlerin deneyim ve tanıklıklarına da başvurularak tasarlanan çalışma çoklu perspektifiyle Yeşilçam’ı içeriden ve dışarıdan anlamak ve popüler olanla mesafemizi yeniden düşünmek için temel bir kaynak.

322,00 ₺ 460,00 ₺

Müzik Defteri (Sayı 3)
%30

Müzik Defteri (Sayı 3)

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Uğur Ekren Editörün Sunuşu Hale Tetik Wagner ve Schopenhauer’de Aşk ve Kadınlar Öykü Yanık Richard Wagner’in Müziğindeki Leitmotiv Kavramı Üzerine Uğur Ekren Edebiyatta Richard Wagner: Èmile Zola, Marcel Proust ve Thomas Mann Nesrin Akan Nietzsche’de Wagner Etkisine Bir Bakış Namık Sinan Turan Wagner’de Aşkın İmkânsız Hâli “Tristan ve Isolde” Hale Tetik- Cemre Kamacıoğlu Wagner’in Hayatı ve Eserleri Üzerine Sedat Sonat Wagner Etkisi: Genel Bir Tablo Taslağı Öykü Kılıç Wagner Kaynakçası

168,00 ₺ 240,00 ₺

Nibelung Yüzüğü II Walküre
%30

Richard Wagner

Nibelung Yüzüğü II Walküre

Çevirmen: Gürkan Başay

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Alman besteci Richard Wagner’in büyüleyici müzikli dram serisi Nibelung Yüzüğü’ne, daha önce yayınladığımız Nibelung Yüzüğü I: Ren Altını’ndan sonra ikinci kısım Walküre ile devam ediyoruz. Yunan ve İskandinav mitolojilerinden ilham alan bu eser, Wagner’in felsefi eğilimlerini, Schopenhauer etkisini ve dramatik yenilikleri bir araya getirerek opera sanatına yepyeni bir soluk kazandırıyor. Walküre kaderin kaçınılmazlığı, aile bağlarının trajedisi ve aşkın kurtarıcı gücü üzerine yoğunlaşan güçlü temalarıyla serinin en dokunaklı ve çarpıcı bölümlerinden biri. Wagner’in özenle işlediği leitmotifler, karakterlerin duygusal derinliğini açığa çıkarırken okuru adım adım kaçınılmaz bir sona doğru sürüklüyor. Yalnızca bir opera değil, zamanın ötesine geçen bir sanat eseri olan Nibelung Yüzüğü II: Walküre’nin yüzlerce yıl daha sahnelenmeye devam edeceği ve gelecekte de büyüleyiciliğini koruyacağına şüphe yok...

112,00 ₺ 160,00 ₺

Sinema ve Deneyim
%30

Miriam Bratu Hansen

Sinema ve Deneyim

Çevirmen: Salih Furkan Sevim

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Bu kitap ne tamamlanmış ne de her şeyi yansıtan bir araştırma sunar. Tartışılan üç yazarın külliyatlarında film oldukça dengesiz oran ve yoğunluklarda bir dikkate mazhar olmuştur. Yalnızca Kracauer’in dopdolu bir film tarihi bilgisine sahip düzenli bir sinema izleyicisi olduğunu söyleyerek hakkını teslim etmek gerek. Benjamin’in modernitenin kesişen kavşaklarını teorize etme çabası içinde sinema merkezî bir rol işgal etmesine rağmen, muhtemelen hakkında yazdığı Sovyet filmleri, Chaplin filmleri ve Disney filmlerinden başka çok az şey izlemiştir. Adorno’nun filmle ilişkisi ise, Kluge’nin şakasını yaptığı üzere, “sinemaya gitmeyi severim, beni rahatsız eden tek şey perdedeki görüntüdür” şeklinde özetlenebilir. Siegfried Kracauer, Walter Benjamin ve Theodor W. Adorno; dostlukları, entelektüel angajmanları ve girdikleri tartışmalarla birbirleriyle yakından ilişkili entelektüellerdi. Birlikte sinemanın ve diğer medya teknolojilerinin kilit rol oynadığı modernitenin derinlikli bir felsefi eleştirisini geliştirdiler. Bu kitap, üçlünün eleştirel yaklaşımlarını Weimar döneminden 1960’lara kadar sinema ve fotoğraf üzerinden inceliyor. Miriam Bratu Hansen, daha önce bilinen ya da Kracauer örneğinde olduğu gibi daha az bilinen kaynaklardan oluşan kapsamlı bir arşive dayanarak Benjamin’in sanat eseri çalışması da dahil olmak üzere düşünürlerin kanonik metinlerine dair yeni bakış açıları ortaya koyuyor. Hansen’in berrak çözümlemeleri, bu metinleri kullanarak dijital teknolojinin doğurduğu yeni açmazlara çözüm bulabilecek ve sinema kültürünün yeni sorunsallarına cevap üretebilecek bir sinema ve deneyim teorisinin çerçevesini çiziyor. Bu kitap aynı zamanda düşünürlerin Türkiye’de yaygın bir entelektüel kullanıma ulaşan kavramlarının sinema bağlamında somut bir biçimde anlaşılmasını ve düşünürlerin düşünsel maceraları içerisinde konumlandırılarak tarihselleştirilmesini sağlama iddiasında...

392,00 ₺ 560,00 ₺

İktisat

Egemenler, Din ve Zenginlik: Neden Batı Zenginleşti de Orta Doğu Zenginleşemedi?
%30

Jared Rubin

Egemenler, Din ve Zenginlik: Neden Batı Zenginleşti de Orta Doğu Zenginleşemedi?

Çevirmen: Savaş Çevik

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Egemenler, Din ve Zenginlik olarak Türkçeye çevirdiğimiz bu kitap, iktisat tarihinin en temel sorularından birini ele alıyor: Modern zenginlik neden başka bir coğrafyada değil de Avrupa’da ortaya çıktı ve Orta Doğu bu süreçte neden geride kaldı? Jared Rubin, dinî doktrinlere odaklanan, dinin kendisini suçlayan basitleştirici iddiaları reddederek, iki bölge arasındaki ayrışmanın kökenlerini siyasi ve kurumsal farklılıklarda arıyor. Kitabın iddiasına göre dinî otoritelere siyasal pazarlık masasında önemli bir pozisyon verildi ve onlar da bunu matbaa ve faizle borç verme gibi önemli gelişmeleri engellemek için kullandılar. Kritik önemde olan bu iki hususu merkeze alan yazar bu çerçevede Osmanlı ve İspanyol İmparatorluklarını, Reformasyon sonrası Kilise’nin meşrulaştırıcı rolünün zayıfladığı İngiltere ve Hollanda Cumhuriyeti ile karşılaştırılmaktadır. Egemenlerin ekonomik seçkinlerle müzakere etme zorunluluğunun; mülkiyet haklarını, kamusal malların tedarikini ve uzun vadeli büyümeyi teşvik eden yasaları nasıl şekillendirdiği tarihsel kanıtlarla incelenmektedir. Egemenler, Din ve Zenginlik İslam’ın siyaset ve ekonomideki rolüne dair yapılan çalışmalara farklı ama tartışmalı bir bakış sunuyor. VakıfBank Kültür Yayınları aracılılığıyla Türkçeye kazandırılan bu kitap, iktisatçılar, siyaset bilimciler, tarihçiler ve Orta Doğu ekonomi politiğiyle ilgilenen okurlar için dikkate değer bir analiz sunuyor.

392,00 ₺ 560,00 ₺

Sürdürülebilirlik ve Ekonomi ESG Çerçevesinde Finansal Uygulamalar
%30

Feyzullah Yetgin

Sürdürülebilirlik ve Ekonomi ESG Çerçevesinde Finansal Uygulamalar

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sürdürülebilirlik ve ESG kavramlarına dair artan farkındalığın ve bu alandaki yenilikçi yaklaşımların, sadece çevresel risklerin yönetilmesine değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik dengeyi sağlamaya yönelik stratejik bir hamle olduğunu bir kez daha vurgulanmalıdır. Geleceğin belirsizliklerle dolu dinamik ortamında, doğal kaynakların korunması, sosyal adaletin ve şeffaf yönetişimin sağlanması yönündeki adımların, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde ortak irade ve çaba gerektirmektedir. Küresel ekonomi, çevresel krizler ve toplumsal değişimlerin kesişim noktasında şekillenen çağımızda, sürdürülebilirlik ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) konuları, sadece akademik bir tartışma alanı olmanın ötesine geçerek, küresel politikaların ve şirket stratejilerinin temel taşları hâline gelmiştir. Bu çalışma, kurumlarını sürdürülebilirlik ekosistemine hazırlamak, bu alandaki finansman imkânlarından yararlanmak, güncel tartışmalardan haberdar olmak ve kurumuna stratejik bir yön vermek isteyen yöneticilere bir rehber olmayı amaçlamıştır. Çağımızın en kritik konularından olan sürdürülebilirliği ele alan Sürdürülebilirlik ve Ekonomi, ESG uygulamalarını ve bu uygulamaların iş dünyası ile hukuk alanındaki yansımalarını kapsamlı ve sistematik bir biçimde incelemektedir. Kitabın her bölümü, detaylı analizler ve güncel uygulamalara dayalı örneklemelerle desteklenmiş, okuyucuya bir bilgi temeli sunacak biçimde dizayn edilmiştir. Pratik uygulama örnekleri sunarak, sürdürülebilir finansman ve ESG konularında yetkin bir kılavuz olma özelliği taşımaktadır.

315,00 ₺ 450,00 ₺

Kapitalizm Bir Kavramın Hikayesi
%30

Michael Sonenscher

Kapitalizm Bir Kavramın Hikayesi

Çevirmen: M. Murtaza Özeren

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Kapitalizm tam olarak nedir? Bu kelime her zaman bugünkü anlama mı geliyordu ve zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdi? Bir kavramın kökenini ve tarihini bilmek, günümüzdeki siyasi ve iktisadi tartışmaları anlamak için neden önemlidir? Siyaset ve düşünce tarihçisi Michael Sonenscher, bu temel soruların izini sürerek kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor ve kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Sonenscher, analizine kapitalizmden önce var olan ve temelini “iş bölümü” ilkesinin oluşturduğu “ticari toplum” kavramıyla başlıyor. Yazar, bu daha eski kavramın, kökenleri başlangıçta kamu borçları ve savaş finansmanı gibi bambaşka meselelere dayanan “kapitalizm” ile zamanla nasıl birleştiğini ve dönüştüğünü inceliyor. Kitap, ticari toplum tartışmalarının, sermaye mülkiyetini merkeze alan kapitalizm kavramı tarafından nasıl yutulduğunu ve bu sürecin modern iktisadi ve siyasi düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor Bu entelektüel yolculukta Sonenscher, Adam Smith’ten Karl Marx’a, David Ricardo’dan Louis Blanc ve Louis de Bonald gibi Fransız düşünürlerine kadar geniş bir düşünce haritasını okuyucuya sunuyor. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Kapitalizm: Bir Kavramın Hikâyesi adıyla çevirdiğimiz bu kitap, modern dünyanın en temel kavramlarından birinin nasıl oluştuğunu, dönüştüğünü ve zamanla farklı anlamları nasıl içerdiğini aktarmakdır.

196,00 ₺ 280,00 ₺

Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi
%30

Louis-Philippe RochonSergio Rossi

Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi

Çevirmen: Ali Utku Barış & Mustafa Sacid Öztürk

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Zorluk yeni fikirlerde değil, çoğumuzun yetiştirilme tarzı nedeniyle zihinlerimizin her köşesine dek dallanıp budaklanmış olan eski fikirlerden kaçıp kurtulmaktadır” J. M. Keynes, The General Theory Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar: Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi başlığıyla Türkçeye kazandırdığımız bu kitap post-Keynesyen ve heterodoks ekonomi alanında, Türkiye’de bugüne dek yayımlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biridir. Konusunda uzman yaklaşık 170 akademisyenin kaleminden çıkan 300’ün üzerinde madde, post-Keynesyen ekonominin temel kavramlarını derinlemesine incelerken, bu literatürün köşe taşı hâline gelmiş temel eserlerin analizlerini de okura sunmakta ve alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Maddeler yalnızca post-Keynesyen yaklaşımı açıklamakla kalmıyor; yeri geldiğinde ana akım ekonomik düşüncenin varsayımlarına yönelik eleştirel bir perspektif de içererek okuyucuya çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor. Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi, akademisyenler ve öğrenciler için temel bir referans kaynağı olmanın yanı sıra, 2008 Finansal Krizi ve pandemi sonrası mevcut ekonomi politikalarına alternatifler arayan politika yapıcılara ve uzmanlara da bir yol haritası sunmaktadır. Eser aynı zamanda bu alandaki temel kavramları ve yaklaşımları öğrenmek isteyen okurlar için de değerli bir kaynaktır. Ekonominin gerçek dünyadaki işleyişini anlamak ve alternatif yaklaşımları keşfetmek isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir çalışmadır. VakıfBank Kültür Yayınları böyle bir başvuru kaynağını Türkçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.

875,00 ₺ 1.250,00 ₺

Felsefe

Heidegger’i Anlamak Başka Bir Varlık Tasavvuruna Dair Bir Umut
%30

Jean Grondin

Heidegger’i Anlamak Başka Bir Varlık Tasavvuruna Dair Bir Umut

Çevirmen: Özkan Gözel

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Heidegger’i anlamak, onun temel sorusunu yani varlık sorusunu anlamaktır, bu soruyu neden sormak istediğini anlamak ve bu sorunun ne bakımdan öncelikli olmaya devam ettiğini anlamaktır. Ama değil mi ki işimiz Heidegger ile, onu anlamak aynı zamanda onun şahsiyetini ve siyasi bağlanımını anlamaktır. Eldeki kitap bu iki görevi üstleniyor hevesle. Yol gösterici fikri, filozofun “siyasi” bağlanımını ancak onun asli sorusunun niyetini ya da bununla murat ettiği şeyi anlarsak anlayabileceğimizdir.” Günümüz filozoflarından Jean Grondin Heidegger’i Anlamak’ta onun felsefesini, modernitenin nominalist ve teknikçi çıkmazına karşı varlığın gizemini ve asli anlamını yeniden keşfetmeye yönelik kahramanca, ancak trajik bir mücadele olarak sunuyor. Heidegger’in projesini, varlığı, ölçülebilir ve teknik olarak kullanılabilir bir “varolan”a indirgeyen hâkim varlık anlayışını aşma girişimi olarak resmediyor. Filozofun Nasyonal-Sosyalizme olan desteğini ise bu felsefi arka planda trajik bir yanlış anlama olarak okuyor: O, Nazi “hareketinin” varlıkla ilişkide tarihsel bir “dönemeç” getireceğini ummuş, ancak hareketin aslında kendisinin aşmaya çalıştığı modern teknik zihniyetin zirvesini temsil ettiğini geç fark etmiştir. Heidegger’in Anlamak filozof ile asıl tartışmanın siyasi plandan ziyade metafizik planda yürütülmesi gerektiğini savunuyor ve bu tartışmayı Heidegger felsefesinin temel problemleri ve kavramlarını çözümleyerek hakkıyla icra ediyor.

287,00 ₺ 410,00 ₺

Heidegger ile Bir-Arada
%30

Heidegger ile Bir-Arada

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Heidegger ile Bir-Arada Türkiye’de Heidegger felsefesi üzerine çalışan araştırmacıların yazılarından oluşan bir demet. Eser, filozofun düşüncesini hem kendi iç dinamikleriyle hem de diğer önemli düşünürlerle olan ilişkisi bağlamında ele alan iki ana bölümden oluşuyor. Birinci kısım “Bir-Arada”, Heidegger’in düşüncesindeki temel kavramları, sanat ve teknolojiye dair görüşlerini ve en tartışmalı yönü olan Nasyonal Sosyalizm ve antisemitizm ile olan ilişkisini derinlemesine inceliyor. İkinci kısım “Birlikte” ise Heidegger felsefesini Husserl, Levinas, Kant, Derrida ve Adorno gibi düşünürlerin perspektifleriyle karşılaştırarak, onun 20. yüzyıl ve çağdaş düşüncedeki yerini ve etkisini konumlandırıyor. Eser, Heidegger’in Batı metafiziğine yönelik radikal eleştirisinden varlık sorusuna, Dasein analitiğinden sanatın hakikati açığa çıkaran rolüne kadar uzanan geniş felsefi yelpazeyi yetkin ve açıklayıcı bir dille sunuyor.

336,00 ₺ 480,00 ₺

İlişkiler
%30

John Heil

İlişkiler

Çevirmen: Samet Büyükada

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İlişkiler, metafiziğin temel konu ve kavramlarına ilişkin kısa ama kapsamlı giriş metinlerini okuyucuyla buluşturmayı amaçlayan Metafizik Bugün serisinin yeni kitabı. Yazarın ifadesiyle “çoğunlukla tali meseleler olarak” görülen ilişkiler, esasında dil, düşünce ve varlığa ilişkin tartışmaların göz ardı edemeyeceği merkezî meselelerden biridir. Bir şey başka bir şeyle nasıl ilişkilenir? İlişkinin ontolojik statüsü nedir? Onlara bir gerçeklik atfetmeli miyiz yoksa yalnızca kendinde var olduğunu söylediğimiz şeylere göreli olarak düşünülebileceklerini mi söylemeliyiz? Heil’in kitabı, bu sorular etrafında “ilişki”nin doğasını, türlerini ve felsefi açıdan anlamını tartışmayı amaçlıyor. Bu bağlamda özellikle önemli gördüğü bir ismin, F. H. Bradley’nin görüşlerini ve günümüz açısından önemini değerlendiriyor. İlişkiler, kavramın çağdaş metafizik tartışmaları içinde nasıl ele alındığını, hangi önemli isimlerin bu tartışmaya katkıda bulunduğunu ve günümüz için anlamını merak eden herkes için temel bir eser.

147,00 ₺ 210,00 ₺

Kara ve Deniz: Bir Dünya Tarihi İncelemesi
%30

Carl Schmitt

Kara ve Deniz: Bir Dünya Tarihi İncelemesi

Çevirmen: Gültekin Yıldız

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Antik bir öğretiye göre bütün insanlık tarihi, dört unsur içinden, yani toprak, su, ateş ve havadan “geçen bir yolculuktan ibarettir” diyor Alman siyaset kuramcısı Carl Schmitt. İnsanın kâinattaki yerine dair kozmolojik bir sorudan yola çıkıyor ve tarihi, “kara varlığı” olma kaderi karşısında, denizler üzerinde hâkimiyet kurma mücadelelerine referansla yeniden yazıp yorumluyor. Schmitt, Peloponnes Savaşından İnebahtı’ya, Büyük İskender’den 16. ve 17. yüzyılda korsanlar halkına dönüşen İngilizlere ve elbette kolonyal mücadelelerle dünya savaşlarına uzanan, deniz odaklı jeopolitik bir dünya tarihi okuması sunuyor. Yalnızca tarihin değil, felsefenin de araçlarını kullanıyor Schmitt. Mekân kavramının dönüşümüne çağının ötesinden bakıyor ve insanın mekânsal geleceğine dair derin sorular soruyor. Bir gezegen olarak yerküremizin nomosunun Kara ve Deniz mücadelesini aşabilecek yeni ölçülere, daha öte mücadele alanlarına doğru genişleme olanaklarına kafa yoruyor. Kara ve Deniz, alt başlığında belirtildiği gibi, bir dünya tarihi incelemesi.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Kesişimler

Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik
%30

Niklas Luhmann

Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik

Çevirmen: Mustafa Şahin Garipbaş

Kategori: Kesişimler

“Yönetici değişikliği idari rutinde heyecan verici ve nadir görülen olaylardan biridir. Seçim sonuçları belli olduğunda ve yeni bir rejim ihtimali söz konusu olduğunda bakanlıkların koridorlarındaki gerginliği hissedebilirsiniz. Akabinde işler neredeyse tamamen durur. Zira kimse ne bekleyeceğini bilemez ve bir süre, âdeta dedikodularda teselli arar hâle gelinir. Bir bölüm yöneticisinin işten ayrılmasının etkisiyse nispeten daha azdır. Fakat bu da ilgi çekici, özel bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur: Halef-selef meselesi, idari bir organizasyonun en alt kademelerine kadar popüler bir sohbet konusudur.” İş dünyasındaki sosyal ilişkiler, sosyologların önde gelen araştırma konularından biri olduğu gibi çalışanların ve idarecilerin de en çok merak ettiği konulardan biridir. Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik modern dünyada, irili ufaklı çeşitli kamu ve özel işletmelerin, çalışanları ve şefleri arasındaki insani ilişkilerin nasıl düzenlendiğini ve bu ilişkinin dinamiklerini çözümlemeye çalışıyor. Niklas Luhmann’ın Yeni Şef’i, çalışanlar ve şefleri arasındaki ilişkilere yeni bir pencereden bakıyor. Yazılı ve yazılı olmayan kurallar, çalışanlar arasındaki gruplaşmalar ve rekabet gibi meselelere değinen eserin sorusu basit: İdareye yeni bir şef geldi, neler olacak?

91,00 ₺ 130,00 ₺

Homo İnformatiks
%30

Luc De Brabandere

Homo İnformatiks

Çevirmen: İlhan Burak Tüzün

Kategori: Kesişimler

Bir mühendis, matematik tutkunu ve aynı zamanda felsefe alanında akademik çalışmaları olan Luc de Brabandere, farklı alanları sentezlemeyi seven bir düşünür. Yazarın tüm bu yönlerinden beslenerek ortaya koyduğu eser, sayıların diliyle sözel dili karşılaştırarak Homo İnformatiks adlı yeni bir insan türünün doğmakta olduğunu haber veriyor ve bu insan türünün sınırlarını tartışıyor. Eser aynı zamanda Aristoteles’ten Hârizmî’ye, Leibniz’den Thomas Bayes’e, Bertrand Russell’dan Claude Shannon’a pek çok önemli ismi bir araya getiriyor ve internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyalarının matematik, mantık ve felsefeye dayanan temellerini tarihsel gelişim süreci içinde ele alıyor. Akıcı bir anlatım tekniği ile kaleme alınan ve Türkçeye Homo İnformatiks: Bilişim, Matematik ve Mantığın Kesişen Dünyaları adıyla kazandırılan bu çalışma, sadece uzmanların değil yenilikçi düşünce ve yaratıcılık gibi konulara ilgi duyan kitapseverlerin de zevkle okuyacağı bir eser.

105,00 ₺ 150,00 ₺

Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi
%30

Philipp Schönthaler

Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs bir yönetici, bir vizyoner, bir teknoloji devrimcisi olarak hatırlanıyorsa da, o aslında çok iyi bir hikâye anlatıcısıydı. Çok az insan bir şirket kurup ondan bir dünya devi çıkardıktan sonra bu yetkinlikte ve beceride başarı hikâyesini anlatabilirdi. Jobs’ın devrimci etkisi nedeniyle artık birçok yönetici, CEO ya da genel müdür çok iyi birer konuşmacı ya da hikâye anlatıcısı olmak zorunda. Büyük patronlar iyi birer felsefeci, iyi birer edebiyatçı performansı sergilemek mecburiyetinde ve yoğun eleştiriler altındayken dahi “güleryüzlü ve bilge kapitalist” olarak görünme ihtiyacı hissetmekte. Toplum gönüllüsü olarak çalışmanın, büyük maddi bağışların, aile insanı görüntüsü vermenin yetmediği yerde, şimdilerde bir de TED Konuşmaları yapmak bir gereksinime dönüşmüş vaziyette… Philipp Schönthaler işte bu ilginç meseleyi ele alıyor ve günümüzün profesyonel yaşamında kurum ve insan ilişkilerinin düzenlenmesinde hikâye anlatıcılığının seyrine dair parlak bir değerlendirme sunuyor.

105,00 ₺ 150,00 ₺

Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri
%30

László F. Földényi

Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Macaristan’ın en saygın entelektüellerinden biri kabul edilen kültür kuramcısı ve sanat tarihçisi László F. Földényi, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türk okurlarıyla buluşuyor. Földényi bu kitapta Rönesans resimlerinden Nazi Almanya’sının şehir planlarına, Giorgio de Chirico’nun gerçeküstü resimlerinden Franz Kafka’nın bürokrasi mekânlarına uzanan bir yolculukta, Batının “ideal şehir” hayalinin izini sürüyor. Yazar doğanın kaosu karşısında her şeyi gören, organize eden ve yönetebilen bir gözün hayalinin moderniteyle beraber tekrar tekrar nasıl inşa edildiğini, bunun arkasındaki zihin dünyasını, ütopya ve ölüm arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor. Şehir planlaması, resim sanatı ve edebiyatı birbiriyle konuşturan Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri metinlerarası ve kuramsal bir eleştiri...

84,00 ₺ 120,00 ₺

İnsan ve Toplum

Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim
%30

Mahmut Özer

Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Türkiye’de yükseköğretim sistemi son yirmi yılda hızlı bir kitleselleşme sürecinden geçerek öğrenci ve kurum sayısında dikkat çekici bir artış göstermiştir. Bu büyüme, geçmişte yapısal nitelik taşıyan pek çok sorunun hafiflemesini sağlasa da yeni ve daha karmaşık sorun alanlarını da görünür kılmıştır. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, söz konusu dönüşümü çok boyutlu bir çerçevede ele alarak yükseköğretim politikalarının mevcut durumunu, sınırlarını ve geleceğe yönelik yönelimlerini kapsamlı biçimde ele almaktadır. Eserde, öğretim üyesi arzı, kalite güvencesi, kurumsal farklılaşma, uluslararasılaşma ve bilimsel üretim kapasitesi gibi yükseköğretim sisteminin temel bileşenlerine ilişkin güncel değerlendirmeler yer almaktadır. Yapay zekâ, kuantum teknolojileri ve değişen iş gücü piyasaları gibi yeni bilimsel ve teknolojik dinamiklerin yükseköğretime etkisinin ele alındığı kısımlarsa üniversitelerin gelecekte üstleneceği rolün yeniden düşünülmesini gerektiren yapısal dönüşümlere işaret etmektedir. Ayrıca kitapta; medeniyet tasavvuru, matematik ve bilim tarihine yönelik tartışmalar ile eğitim politikalarında tutarlılık ve yönetişim meseleleri incelenmekte, böylece yükseköğretim tartışmaları daha geniş bir düşünsel çerçeveye yerleştirilmektedir. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, akademisyenler ve araştırmacılar için Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki mevcut konumunu değerlendirmeye ve geleceğe ilişkin stratejik bir perspektif geliştirmeye imkân sunan bütüncül bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

406,00 ₺ 580,00 ₺

Amerika’yı Anlatmak Küresel Kredi Kartı Toplumunun Bir Eleştirisi
%30

George Ritzer

Amerika’yı Anlatmak Küresel Kredi Kartı Toplumunun Bir Eleştirisi

Çevirmen: Çiğdem Harrison

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka kapak yazısı: </strong> Sosyoloji literatüründe tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer, Amerika’yı Anlatmak’ta modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakışla ele alıyor. Ritzer, küresel kapitalizmin bugün en sıradan aracı olan kredi kartını, Amerikan toplumunun kimlik, statü ve özgürlük ideallerini yeniden tanımlayan bir sembole dönüştürüyor. Kitapta, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşü sayısız olgusal veriyle ortaya konuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni. Amerika’yı Anlatmak, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…

266,00 ₺ 380,00 ₺

Kendini Yazan Habitus Cemal Süreya Şiirinin Sosyolojisi
%30

Elyesa Koytak

Kendini Yazan Habitus Cemal Süreya Şiirinin Sosyolojisi

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi? Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur? Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz? Bu çalışma, Türkiye'de en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Bunu yaparken alan, habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor. Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, bir toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. Sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin istifade edeceği bir çalışma.

168,00 ₺ 240,00 ₺

Pantheon Yeni Bir Roma Dini Tarihi
%30

Jörg Rüpke

Pantheon Yeni Bir Roma Dini Tarihi

Çevirmen: Atilla Dirim & Ekin Öyken

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Bu kitabın anlatmak istediği bir hikâye var. Çoğumuzun hayal gücünün çok ötesinde olan bir dünyanın bizimkine, en azından belirli bir noktada, çok benzeyen bir dünyaya nasıl dönüştüğünün hikâyesi. Kısaca söylemek gerekirse: İnsanların dinsel ritüelleri uyguladığı bir dünya, bireylerin çeşitli dinlere mensup olabileceği bir dünya hâline geldi. Bu hikâye, öyle sıradan bir hikâye değil. Burada anlatılacak olan değişimlerin yaşanması kaçınılmaz değildi, o değişimleri kimse tahmin edemezdi. Ayrıca bunlar geri döndürülemez de değildi, tam aksine.” Pantheon, Antik Roma dini tarihi konusunda günümüzün en saygın ve üretken uzmanlarından biri olan Jörg Rüpke’nin uzun yıllardır sayısız yayına dönüşen çok yönlü araştırmalarının zirve noktalarından biri. Rüpke bu kitapta kadim Akdeniz ve Antik Roma’ya ilişkin, antik metinlerden yazıtlara ve türlü arkeolojik buluntuya uzanan çok zengin bir malzemeyi çeşitli kültür kuramlarının kesişiminde, özellikle de din sosyolojisinin “yaşanan din” yaklaşımı çerçevesinde ustalıkla ele alıyor. Bu sağlam ve çok yönlü bilimsel bakışı da okuyucusuna yer yer tarihsel roman hissi veren oldukça sürükleyici bir dil ve anlatıyla sunuyor.

413,00 ₺ 590,00 ₺

Çocuk

Maceraperest Böcek Bilimci Evelyn
%30

Christine Evans

Maceraperest Böcek Bilimci Evelyn

Çevirmen: Zeynep İrem Çeven

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Evelyn, potansiyelini keşfetmeye meraklı küçük bir kız çocuğu, cesur bir genç, araştırmacı bir kadın! Koşullar ne olursa olsun seçeneklerini doğru değerlendirip harekete geçme cesaretini 1900’lerin dünyasında gösterebilmiş biri. Bu kitap kıymetli bir ömrün hikâyesini rengârenk resimlerle çocuklara sunuyor. Londra Hayvanat Bahçesi’ndeki böcek evini idare eden ilk kadın Evelyn’in hayatı, hedefe doğru kararlı bir şekilde yürümekten, engelleri aşmaktan ve tüm bu yolculuktan keyif almaktan bahsediyor! Böcekleri, doğayı ve insanın dayanıklılığını keşfetmek için: MACERAPEREST BÖCEK BİLİMCİ EVELYN: Dünyayı Dolaşan Bir Böcek Dostunun Gerçek Hikâyesi

168,00 ₺ 240,00 ₺

Voleybol Güncesi En Güzel Doğum Günü
%30

Elif Engür

Voleybol Güncesi En Güzel Doğum Günü

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Genç arkadaşlarım merhaba, Ben ZEHRA GÜNEŞ. Sizden biri, tamamen! Aynı yolları yürümüş, aynı korkuları yaşamış, defalarca kaybetmiş, defalarca kazanmış ama asla pes etmemiş; VakıfBank’ın sevgi ve güven ortamında büyümüş Zehra ben. Sizinle tanıştığım için çok mutluyum… ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ! Voleybol Güncesi serisinin ikinci kitabı sürprizlerle dolu! Yaz tatilinden dönen gençler yeni sezona hazır. Peki, karşılaşacakları zor durumların altından birlikte kalkabilecekler mi? Arkadaşlıkları sınanan bu ekibi bir arada tutan ne olacak?

182,00 ₺ 260,00 ₺

Simurg’un Hayat Ağacı Bir Minyatür Hikâyesi
%30

Seher Öztürk

Simurg’un Hayat Ağacı Bir Minyatür Hikâyesi

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Zaman, incecik bir fırçanın ucunda akarken hayat ağacı minyatürü yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Minyatür sanatçısı anneanne, torununa anlattığı Simurg masalını nakış nakış işliyor. Her dal hem İrem’in hem de Simurg’un hayatının bir iz düşümü. Benzer kaygılar ve korkularla yüzleşen İrem ve Simurg, kendi kanatlarındaki gücünü keşfedip geleceğe birlikte uçabilecekler mi? Nesiller arası bir macera ve masalsı bir yolculuk sizi bekliyor.

147,00 ₺ 210,00 ₺

Profesör Astro Kedi ile İnsan Vücudu Destanı
%30

Profesör Astro Kedi ile İnsan Vücudu Destanı

Çevirmen: Dr. Betül Kerim

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Neden hapşırırız? Cildimiz neden var? Kulaklarının böyle tuhaf şekilli olması normal mi? İnsan vücudu âlemdeki en karmaşık şeylerden biridir. Yazar Dominic Walliman’ın yardımıyla insan vücudunun tüm harika parçalarını keşfetmek için bir yolculuğa çıkan Profesör Astro Kedi ve ekibine katılın! Baştan ayağa hatta en kuytu köşelere kadar bu harikulade insan vücudu macerasında her şey var!

210,00 ₺ 300,00 ₺

Klasik

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3
%30

Fuzûlî

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Mü’min olmaz kişi hakîkat ile Dutmayınca tarîk-ı terk-i hevâ Her ne öz nefsine revâ görse Yâr u kardaşa görmeyince revâ Hz. Peygamber’in “Sizden biri kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevip istemedikçe iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifini, Türk edebiyatının en büyük söz ustası Fuzûlî işte böyle; âhenkli, veciz ve sarih bir üslûp ile ifade ediyor... VakıfBank Kültür Yayınları, Fuzûlî’nin eserlerini, alanında uzman edebiyatçıların titizlikle sadeleştirip günümüz Türkçesine özenle aktardığı yedi ciltlik bir külliyat hâlinde bugünün diline kazandırıyor. Elinizdeki kitap, Fuzûlî’nin Kırk Hadis, Beng ü Bâde ve Enîsü’l-kalb adlı eserlerini ihtiva eden, külliyatın üçüncü cildi. Bu cilde, yukarıda Fuzûlî’nin veciz bir şekilde ifade ettiği dizeleri bugünün diliyle “Layıkıyla mümin denmez kişiye / Nefsinin yolunu terk etmedikçe / Kendisine neyi istiyor ise / Kardeşine onu istemedikçe” şeklinde okuyacağınız Kırk Hadis ile başlayacaksınız. Sonrasında, Fuzûlî’nin gençlik döneminde kaleme alıp Şah İsmail’e sunduğu, şarap ile esrarın üstünlüklerinin münazara üslubuyla anlatıldığı Beng ü Bâde ile hakikat arayışının mecazlarla örülü anlatımına şahit olacak ve nihayet, güzel söz söylemenin sanatkârane bir üslupla yüceltildiği, hırs ve riyânın tenkit edildiği ve dönemin devlet büyüklerinin adaletsizlikleri nedeniyle sorgulandığı Enîsü’l-kalb adlı kaside ile şiirin hem estetik hem de eleştirel bir ses olabileceğine tanık olacaksınız.

182,00 ₺ 260,00 ₺

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği
%30

Mengzi

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Aile büyüklerine hürmet edilmelidir ki hürmet, diğer hanelere de ulaşsın. Evlatlara şefkat duyulmalıdır ki şefkat, diğer hanelere de yayılsın. Bu sayede, yeryüzünün yönetimi avuçlarınızın içinde olacaktır. Şiirler Klasiği’nde şöyle denir: “Davranışlarınla önce eşine örnek ol, sonra davranışlarını hane içindeki kardeşlerine göster ve en sonunda bu davranışlarını toplum geneline yay.” Bunun anlamı, benliğin iyiliğini başkalarına ulaştırmaktır. Mengzi (MÖ 372-289); insan doğasının doğuştan iyi olduğu teorisiyle antik dönem Çin felsefesine yepyeni bir soluk getiren, Konfuçyüs (MÖ 551-479) tarafından benimsenen ahlak öğretisini miras alarak detaylandıran, geliştiren ve bu öğretinin dünya çapında tanınmasına asıl katkıyı sağlayan filozoftur. Kadim Çin medeniyetinin günümüze dek korunan ve Uzak Doğu kültürünü şekillendiren geleneksel yapısını anlamak adına Konfuçyüs öğretisindeki normatif çerçeveyi bilmek ne kadar önemliyse, Çin ulusunun gelecek nesillere aktardığı siyasi ideolojisini anlamlandırmak adına Mengzi felsefesindeki hümanist yaklaşımı bilmek de bir o kadar önemlidir. Konfuçyanizm’in en değerli eserleri arasında yer alan Hükümdara Öğütler: Mengzi Klasiği, edebî kuvvetliliği ve felsefi berraklığı sayesinde bilgiyi ve erdemi özümseme, sosyal yaşamı düzenleme ve ideal siyaseti belirleme hakkında ayrıntılı anlatımlar sunuyor. Konfuçyüs’ün dile getirmediği konuları açıklayan ve önceleyen bu klasik, insanın doğuştan gelen iyi eğilimlerini nasıl koruması gerektiği temelinden ilerleyerek kişisel gelişimin tamamlanmasında psikolojik sürecin önemini vurgulayan ve beşerî ilişkilerin kurulmasında toplumsal eşitliğin gereksinimini destekleyen argümanlarıyla öne çıkıyor.

203,00 ₺ 290,00 ₺

Fîhi Mâ Fîh
%30

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Fîhi Mâ Fîh

Çevirmen: Adnan Karaismailoğlu

Kategori: Klasik

<i>Allah, kendi sıfatlarının tatları için çeşitli suretler var etti. Her bir surete o tada ulaşma amacıyla hareketler, tavırlar, sesler, nağmeler ve çeşitli ifadeler verdi. Böylece her biri, kendi sakinliği ve kendi hareketiyle hâlin o tadına getirilir; o hareketler, nağmeler ve acayip seslerle Hak bilinir. Gökyüzünün hareketi, yeryüzünün sükûneti ve şaşkınlığı, ağacın raksı, gezegenlerin geliş gidişleri, hayvanların isteklerini yapmaları, ifadeler ve şiirler de böyledir. Hastalık vermeseydi, Rahman olduğunu neyle bilirdin? Merheme ihtiyaç olmasaydı, cimrilik olmasaydı Allah’ın cömertliğini nasıl bilirdin?</i> Büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin sağlığında oğlu Sultan Veled, Mesnevî’yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi Hüsâmeddin Çelebi ve belki de diğer bazı yakın müritler tarafından yazıya taşınan Fîhi Mâ Fîh (İçindeki İçindedir), genellikle bir âyet veya hadisin yorumu yahut Mevlânâ’ya sorulan bir soru ile bazen de güncel bir olaya temasla başlamaktadır. Eserde Mesnevî’de olduğu gibi çok sayıda âyet-i kerîme ve hadîs-i şerif yer almakta, bunlarla ilgili tefsir ve yorumlar bulunmaktadır. Atasözlerinin, vecizelerin ve farklı coğrafyaların muhtelif şairlerinden Arapça ve Farsça beyitlerin yer bulduğu Fîhi Mâ Fîh fasıllarında Hz. Mevlânâ’nın kendi şiirlerinden beyitler mevzulara zaman zaman eşlik etmektedir. Dünya, âhiret, ahlâk, nebî, velî, insân-ı kâmil, seyrüsülûk, yakīn ve ilâhî aşk gibi tasavvufî konular hakkında da özgün değerlendirmelerin yer aldığı bu klasiği keyifle okuyacaksınız…

266,00 ₺ 380,00 ₺

Sêhi Bey Tezkiresi
%30

Sêhi Bey

Sêhi Bey Tezkiresi

Çevirmen: Mustafa İsen

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İslam medeniyetinin dünya uygarlığına en önemli katkılarından biri biyografi alanına gösterdiği ilgidir. Bunun neticesi olarak 8. yüzyıldan itibaren çok sayıda farklı meslek mensubu için biyografik eserler kaleme alındı. Önce Arapça olarak yazılan bu eserler, sonra Farsça, 15. yüzyıldan itibaren de Türkçe olarak tanzim edilmeye başlamıştır. Önemli bölümü şairlerin hayat ve eser bilgilerine tahsis edilip tezkire olarak anılan bu eserlerin Batı Türkçesindeki ilk örneği, elinizdeki Sehî Bey Tezkiresi’dir (y. 1538). Osmanlı kültür tarihinde yetişen şair/yazarların hayatları ve eserleriyle ilgili bilgi sahibi olmanın mümkün hale geldiği, adeta ustadan çırağa geçen bir zanaat gibi gelişen bu geleneğin başlatıcısı Sehî Bey’dir. Edebî birikimin ustalarını bir araya getirme ihtiyacını fark eden Sehî Bey, bu eseri ile Osmanlı edebiyatında tezkire türünü başlatmış, hemen ardından yazılan benzer örneklerle tezkire yazımı hiç kopmadan yirminci yüzyıla kadar devam etmiştir. Elinizdeki çalışmada Anadolu sahasında yetişmiş 240 şair/yazar hakkında bilgiler bulunmakta ve şair/yazarların eserlerinden örnekler ortaya konulmaktadır. Sehî Bey Tezkiresi, özellikle yazarıyla çağdaş olan şairler hakkında verdiği bilgiler bakımından edebiyat tarihimizin önemli bir kaynağı olarak kullanılagelmiştir. Dil içi çeviri yoluyla günümüz okuyucusuna sunulan ve bu güncellemeye uygun olarak Erken Dönem Osmanlı Şairleri ismi ile elinize ulaşan Sehî Bey Tezkiresi’nin, alan meraklılarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

259,00 ₺ 370,00 ₺

Bilim

Rastgelelik ve Entropiden Zaman Okuma
%30

Lena Zuchowski

Rastgelelik ve Entropiden Zaman Okuma

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Bilim Bugün serisinin bu kitabında, Zamanın Oku’nun güncel felsefe ve bilim tartışmalarında nasıl bir yeri olduğu irdelenmektedir. Bunun yanında entropi ile görünür düzensizlik arasındaki bağlantı ve Zaman Oku’nun düzenden görünür düzensizliğe doğru hizalandığı iddiasını farklı temellendirmeler üzerinden değerlendirmektedir. Kitap kapsamında ayrıca Zaman Oku için üç farklı entropide temellendirme yaklaşımı tanımlanıp tartışılmaktadır. Yirminci yüzyılın ortasından günümüze kadar entropi ile zaman oku arasındaki irtibatı güncel tartışmalar ışığında değerlendiren eser, okuyucunun “zaman” kavramı çerçevesindeki sorularına da cevaplar barındırmaktadır.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Fizik Felsefesi : Uzay ve Zaman
%30

Tim Maudlin

Fizik Felsefesi : Uzay ve Zaman

Çevirmen: Recep Demir

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Fizikçi olmayanları uzay ve zamanın doğası ile yapısını çevreleyen temel felsefi konularla tanıştıran bu kitap, uzay-zaman teorisinin kavramsal temelleriyle ilgilenen fizikçiler için de ideal bir kaynak niteliğinde. Maudlin, Aristoteles’in yer ve hareket anlayışından başlayarak Newtoncu mutlak uzay ve zaman kavramlarına, Galileo’nun görelilik yaklaşımı aracılığıyla Einstein’ın Görelilik teorilerine uzanan felsefi gelişim çizgisini incelikli bir şekilde izlemektedir. Maudlin, Özel Göreliliği somut fiziksel problemleri çözebilecek düzeyde aktarırken, Genel Göreliliği ise daha kavramsal düzeyde ele almaktadır. İşlediği diğer konular arasında İkizler Paradoksu, Lorentz-FitzGerald daralmasının fiziksel yönleri, ışık hızının sabitliği, zamanda yolculuk, zamanın yönü ve daha fazlası yer almaktadır.

294,00 ₺ 420,00 ₺

Marie Curie ve Radyoaktivite Bilimi
%30

Naomi Pasachoff

Marie Curie ve Radyoaktivite Bilimi

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Yirminci yüzyılın en ünlü kadınlarından biri olan Marie Curie, gerçek anlamda bir öncüydü. Radyum ve polonyum gibi iki radyoaktif elementi keşfetmesiyle tanınan Marie Curie, Nobel Ödülü kazanan ilk kadın olması yanında iki ayrı bilim dalında - 1903’te kocası Pierre ile birlikte Fizik ve 1911’de tek başına Kimya - Nobel ödülü kazanan ilk bilim insanıydı. Bu biyografide Marie Curie’nin laboratuvarda ne kadar parlak ve yaratıcı olduğunun yanında laboratuvar dışında da aynı derecede tutkulu olduğu açıkça ortaya konuyor. Eşinin 1906’daki zamansız ölümünün yasını tutarken, Sorbonne’da fizik profesörü olarak görevlendirilen ilk kadın oldu; iki parlak kızını özveriyle yetiştirdi, röntgen ekipmanıyla donattığı çok sayıda minibüsü Birinci Dünya Savaşı’nın ön saflarına sürdü; Albert Einstein ve yirminci yüzyıl fiziğinin diğer kurucularıyla arkadaş oldu; iki ABD başkanının desteğini kazandı ve dünyanın dört bir yanındaki genç kadın nesillerine bilimi bir yaşam biçimi olarak sürdürmeleri için ilham verdi. O bir fizikçi, bir eş, bir anne ve çığır açan bir profesyonel kadındı. Bu biyografi, bilimsel keşif ve kişisel bağlılığın ilham ve heyecan verici bir öyküsüdür. 1934’teki ölümünün ardından Albert Einstein, “Marie Curie, tüm ünlü kişiler arasında, şöhretin yozlaştırmadığı tek kişidir” diyecek kadar duygulanmıştı.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Nikolas Kopernik: Dünya Gezegen Olunca
%30

Owen GingerichJames Maclachlan

Nikolas Kopernik: Dünya Gezegen Olunca

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> 1473’te Polonya’da doğan Nicolaus Copernicus sessiz bir devrim başlattı. Hiçbir bilim insanı evrendeki yerimize dair anlayışımızı bu meraklı piskopos doktoru ve kilise görevlisi kadar kökten değiştirmemiştir. Polonya’da doğmuş, Krakov’da ve ardından İtalya’da eğitim görmüş, yetişkinlik hayatının tamamında kilise yöneticisi olarak görev yapmıştır. Gezegenlerin hareketlerini tanımlamak için güzel ve tutarlı bir sistem keşfetme arayışında Kopernik, güneşi sistemin merkezine yerleştirdi ve dünyayı güneşin etrafında hareket eden bir gezegen haline getirdi. Bugün güneş sistemimizi başka bir şekilde hayal etmek zor, ancak Kopernik’in fikri kendi zamanı için dünyayı sarstı. Güneş merkezli evren vizyonu birçokları için şok edici ve çoğu için inanılmaz olsa da göksel hareketlerin fiziksel olarak anlaşılması için temel bir taslak haline geldi. Onun güneş merkezli sistem kavramının halka ulaşması neredeyse iki yüz yıl aldı. Yine de Kopernik’in olağanüstü metninde ortaya koyduğu şey bilimde gerçekten devrim yarattı. Bu nedenle, muazzam bir dönüşümün ilk adımını atan sessiz bir doktor olarak Kopernik, Bilimsel Devrimin babası olarak kabul edilir.

185,50 ₺ 265,00 ₺

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.

Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik ve Çerez Politikası’nı okudum, anladım ve onaylıyorum.

Lütfen Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni ve Gizlilik ve Çerez Politikası metinlerini onaylayınız!