VE BENZERSİZ SEÇMELER

Yüz Yıl Savaşları: Bir Halk Tarihi

David Green

Yüz Yıl Savaşları: Bir Halk Tarihi

Çevirmen: Mete Tunçay

Kategori: Tarih

₺80,00

Nasuhzâde Ali Paşa ve Rum İsyanı

Zekeriya Kurşun

Nasuhzâde Ali Paşa ve Rum İsyanı

Kategori: Tarih

₺32,00

Sihirli Flüt

Wolfgang Amadeus Mozart

Sihirli Flüt

Çevirmen: Murat Kaymaz

Kategori: Sanat

₺32,00

Sounder Sahibini Bekleyen Av Köpeği

William Howard Armstrong

Sounder Sahibini Bekleyen Av Köpeği

Çevirmen: Doğu Rüzgar Özer

Kategori: Edebiyat

₺28,00

Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler

Joel S. Migdal

Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler

Çevirmen: Onur İşci

Kategori: İnsan ve Toplum

₺50,00

Çağımız ve Thomas Hobbes

M. Ertan Kardeş

Çağımız ve Thomas Hobbes

Kategori: Felsefe

₺40,00

İktisadi Düşünce Tarihi

William J. Barber

İktisadi Düşünce Tarihi

Çevirmen: İhsan Durdu

Kategori: Tarih

₺44,00

Her Çocuk Zekidir

Davina Bell Allison Colpoys

Her Çocuk Zekidir

Çevirmen: Müge Akbulut

Kategori: Çocuk Kitaplığı

₺28,00

Felsefe KİTAPLIĞI

Felsefe KİTAPLARI

MAKALELER

TÜM MAKALELER
Kategoriler

KATEGORİLER

Çocuk Kitaplığı
İnsan ve Toplum
Klasik
Edebiyat
Felsefe
Kesişimler
İktisat
Sanat
Tarih

Bir Zamanlar Bir Yağmur Damlası

Nomoco James Carter

Ay neden bu kadar kuru ve dünyamız neden bu kadar ıslak biliyor musunuz? Kendinizi suyun harika dünyasına bırakın Ardından bu büyüleyici ve şiirsel yolculukta H2O’nun hikâyesini keşfedin.
Bir Zamanlar Bir Yağmur Damlası

₺40,00

Sosyolog ve Tarihçi

Roger Chartier Pierre-Felix Bourdieu

“Pierre Bourdieu, şüphesiz çağdaş sosyolojik düşünce birikimine damgasını vurmuş önemli toplum bilimcilerden birisidir. Fransa’daki sosyal bilim camiası içinde onu diğer düşünürlerden ayıran en önemli özellik, Althusserci skolastiği veya 70’li yıllara egemen dogmatik Marksizmin Sovyet veya Çin menşeili masallarını ikna edici bulmayan sol eğilimli aydınlara yeni bir öneride bulunmasıdır. Bourdieu modern sosyolojinin dogmatik görüşlerinden uzak durmuş, bu görüşlere çekici bir alternatif sunmuş ve toplumsal sorunlar hakkında eleştirel bir yol haritası vermeyi başarmıştır.” Fransız tarihçi Roger Chartier 1988’de France Culture’de bir radyo programı sunar. Programın adı teklifsiz, apaçık konuşma anlamında À voix nue deyimidir. Pierre Bourdieu bu programa beş kez konuk olur ve Sosyolog ve Tarihçi de bu program kayıtlarının beş başlık altında derlenmesinden ortaya çıkmıştır. Roger Chartier’nin eser için kaleme aldığı önsöz ve Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birol Çaymaz’ın sunuş yazısıyla Sosyolog ve Tarihçi Pierre Bourdieu’nün alan, habitus gibi kavramlarına ve sosyoloji, tarih, felsefe gibi farklı disiplinler hakkındaki görüşlerine ışık tutuyor.
Sosyolog ve Tarihçi

₺28,00

Hilye-i Enbiyâ

Neşâtî

<i>Hilye-i pâk-i safâ-bahş-ı Mesîh Hem bu vech üzre olundu tashîh Ki letâfetde Hudâvend-i Mecîd Levnin etmişdi semen gibi sefîd Hüsn-i hulk üzre idi her kârı Hep tebessümle idi güftârı</i> Hilye, başta Hz. Peygamber olmak üzere dinî ve ahlâkî önderlerin fiziksel özellikleri ile ahlâkî özellikleri arasında ilişki kurarak onları farklı bir yönden tanıtmayı amaçlayan literatürün ismidir. Bu literatür en yaygın halini Hz. Ali’den aktarılan ve İslam hat sanatının en nadide örneklerine kaynaklık teşkil eden levha formunda kazanmışken müstakil eserler de yazılmıştır. Bu anlamıyla hilyeler resim ve ikonografinin görece reddedildiği İslam geleneğinde yeni bir üslup oluşturmuş, sanat ve estetiğe yeni bir yorum imkânı açmıştır. Aynı zamanda hilye edebi tür olarak sadece Hz. Peygamber’in değil, önceki peygamberlerin ahlâkî ve fiziksel özelliklerini de betimleyen metinler olarak yazılmıştır. Bu metinler arasında en önemlilerinden birisi de 17. yüzyılın önemli Mevlevî şairlerinden Neşâtî’nin (ö. 1674) manzum Hilye-i Enbiyâ’sıdır. Neşâtî, Hz. Adem’den başlayarak on dört peygamberin hilyesini ele aldığı eserini ilgili birçok âyet, hadis, sahabe sözü ve diğer kaynaklardan oluşan pek çok esere başvurmak suretiyle hazırlamıştır. Prof. Dr. Bayram Ali Kaya’nın yayına hazırladığı eser şairin hayatına, eserlerine ve şairliğine dair bilimsel bir tahlilin yanı sıra Hilye-i Enbiyâ’nın Osmanlı Türkçesi ile yazılmış asıl metnini günümüz Türkçesiyle birlikte bugünün okuyucularının ilgisine sunuyor.
Hilye-i Enbiyâ

₺30,00

Kafkas Halk Destanları

Güneş’miş Satanay’ın atası, Ay’mış onu doğuran tatlı anası. Deniz Teyrisi kaçırmış onu Ay’dan, Su Jelmauz’muş (su ejderiymiş) onu Ay’dan kaçıranın adı. Ay da Güneş de onun için tutulmuş, Onun için titreyip sarsılırmış, Ay da Güneş de onun için esirgermiş yerden ışığını, Ağıtlarına yıldızlar toplanırmış. Ay ve Güneş yeryüzüne yüksek semalardan bakarlarmış Satanay’ın yerini sorarlarmış. Hâli nicedir nerededir bulamazlarmış, Jelmauz’a sormaya yeltenemezlermiş. Bir halkı tanımak, örf ve adetlerini anlamakta o halkın folkloru, atalarından kalan efsaneleri, şiirleri ve şarkıları önemli rol oynar. Kafkas folklor araştırmaları alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Tanzilia Hadjieva tarafından derlenen Kafkas Halk Destanları, Kuzey Kafkasya’da yaşayan halkların örfüne, kültürüne ve manevi değerlerine ışık tutuyor. Eser, Kuzey Kafkasya halklarını ve özellikle Karaçay-Malkar milletinin manevi değerlerini aydınlatırken okuyucuyu da sürükleyici ve karmaşık bir dünyaya götürüyor. Eserde cesur, kudretli ve onurlu olmak gibi hasletleri kendilerinde barındıran Nartlar, örnek bir millet olarak anılıyor. Destanlarda Nartların da kıskançlık ve aç gözlülük gibi kötü duygulara kapıldığı, bu hislerden dolayı masumiyetlerini yitirdikleri ve bu yitimin de aralarında huzursuzluk tohumlarının yeşermesine sebep olduğu ele alınıyor. Kadim zamanların ve efsanelerin büyülü ve gizemli dünyasının kapısını aralayan elinizdeki bu eser aynı zamanda Kafkas halkları için de öz eleştiri ve ders niteliğinde mesajlar içeriyor.
Kafkas Halk Destanları

₺34,00

Wittgenstein ile Konuşmalar

Oets Kolk Bouwsma

<i>Aslına bakılırsa bu kitap, onun hakkında okuduklarımın en iyisi. Çünkü fırsat düştükçe, kendinize onun hakkında kişisel sorular sormuş ve onları cevaplamaya koyulmuşsunuz. Onu hatırlayabildiğim kadarıyla soruları doğru cevaplamışsınız, bir ruhun devinimleri kelimelerle ne kertede ifade edilebilirse.</i> Thomas Stonborough (Wittgenstein’ın Yeğeni) Wittgenstein ile Konuşmalar (1949-1951), O. K. Bouwsma’nın o dönemde Ludwig Wittgenstein ile gerçekleştirdiği çok sayıda felsefi müzakereden sonra tuttuğu notlardan oluşuyor. Bu notlar, Bouwsma’nın, Austin’deki Texas Üniversitesi Beşeri Bilimler Araştırma Merkezi’nde muhafaza edilen toplu çalışmalarının bir parçasıdır. Orijinal kayıtlar, Bouwsma tarafından mutat çalışma tarzı olan günlük defterler biçiminde tutulmuştur. Wittgenstein ile ilgili notlar daha sonra diğer defterler arasından çıkarılıp bir araya getirilmiş ve daktilo edilmiştir. Bouwsma, bazı bölümlerini arkadaşlarına gösterdiyse de bu defterlerin geniş bir çevreye yayılmasını istemedi. Elinizdeki kitap, Wittgenstein’ın hayatının son iki yılına ilişkin bu notları ilk kez herkes için ulaşılabilir kılıyor.
Wittgenstein ile Konuşmalar

₺40,00

Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik

Niklas Luhmann

“Yönetici değişikliği idari rutinde heyecan verici ve nadir görülen olaylardan biridir. Seçim sonuçları belli olduğunda ve yeni bir rejim ihtimali söz konusu olduğunda bakanlıkların koridorlarındaki gerginliği hissedebilirsiniz. Akabinde işler neredeyse tamamen durur. Zira kimse ne bekleyeceğini bilemez ve bir süre, âdeta dedikodularda teselli arar hâle gelinir. Bir bölüm yöneticisinin işten ayrılmasının etkisiyse nispeten daha azdır. Fakat bu da ilgi çekici, özel bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur: Halef-selef meselesi, idari bir organizasyonun en alt kademelerine kadar popüler bir sohbet konusudur.” İş dünyasındaki sosyal ilişkiler, sosyologların önde gelen araştırma konularından biri olduğu gibi çalışanların ve idarecilerin de en çok merak ettiği konulardan biridir. Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik modern dünyada, irili ufaklı çeşitli kamu ve özel işletmelerin, çalışanları ve şefleri arasındaki insani ilişkilerin nasıl düzenlendiğini ve bu ilişkinin dinamiklerini çözümlemeye çalışıyor. Niklas Luhmann’ın Yeni Şef’i, çalışanlar ve şefleri arasındaki ilişkilere yeni bir pencereden bakıyor. Yazılı ve yazılı olmayan kurallar, çalışanlar arasındaki gruplaşmalar ve rekabet gibi meselelere değinen eserin sorusu basit: İdareye yeni bir şef geldi, neler olacak?
Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik

₺20,00

Borsa

Max Weber

“Borsa günümüzde millî ekonomilerin düzenleyicisi ve organizatörü olmaya başlamıştır ve ağırlığı gitgide artmaktadır, üstelik bugünkü toplumsal düzen buna benzer bir biçimde var olmaya devam edecekse, böyle olmak zorundadır da.” Max Weber elinizdeki metni 20. yüzyılın eşiğinde, dünyada ticari küreselleşmenin zirvesine ulaştığı bir dönemde kaleme almıştır. Weber’e göre borsa bu ticari hareketliliği mümkün kılan en önemli araçlardan biridir. Weber bir yandan sarih bir şekilde borsanın işlevlerini açıklarken diğer taraftan da borsaya dair soru işaretlerini gidermeye çalışır. Metin Almanya’nın söz konusu dönemde dünya çapında bir iktisadi güç olma sancılarına ve aynı zamanda Alman toplumu içindeki sınıf çelişkilerine dair de ipuçları içerir. Weber’in söz konusu hususlara dair yaptığı yorumlar onun toplum ile iktisat arasındaki ilişkiye bakışını net olarak gösterir. Bu çerçevede Borsa’yı, takip eden yıllarda Weber’i önemli bir sosyolog olarak sahneye çıkaracak diğer metinlerine temel teşkil eden çalışmalardan biri olarak okumak mümkündür. M. Fazıl Baş’ın kitabın ortaya çıkış bağlamına dair etraflı sunuş yazısı ile yayımladığımız Borsa, Türkçedeki Weber literatürüne önemli bir katkı olarak karşımızda.
Borsa

₺34,00

Bizim Filmlerimiz Onların Filmleri

Satyajit Ray

<i>Ortalama Amerikan sineması bizimki için kötü bir modeldir ve bunun nedeni keşke sadece bizimkinden çok farklı bir yaşam şeklini tasvir etmesi olsaydı. Çünkü standart bir Hollywood yapımının karakterize özelliği olan teknik cila, mevcut Hindistan koşulları altında erişilmesi imkânsız bir düzeydedir. Hint sinemasının bugün ihtiyacı olan şey daha çok yaldız değil, mecranın sınırlarının daha güçlü bir hayal gücüyle, daha derin bir samimiyetle ve daha zekice değerlendirilmesidir. ... Sinemamızın en önemli eksiği biricik ve bariz şekilde Hint olan bir biçem ve söyleyiştir, bir tür sinema ikonografisidir. </i> Hint sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Satyajit Ray, bu kitapta kendi sinemasına, Hint filmlerine ve diğer sinema geleneklerine dair görüşlerini ortaya koyuyor. Çok yönlü bir entelektüelin zihin açıcı yorumlarını içeren yazılarında onun sinemasını daha iyi anlamayı mümkün kılacak ayrıntılar, Hint sinemasının meselelerine dair önemli görüşler ve ulusal sinema gelenekleri ile büyük yönetmenlere dair derinlikli değerlendirmeler yer alıyor. Bizim Filmlerimiz Onların Filmleri, Hint sineması bünyesinde modernist sinema yapmaya çalışan bir yönetmenin düşünsel macerasını yansıtması bakımından Türkiye’de sinemayla ilgilenen ve sinema üzerine düşünenler için ilham verici yönlere sahip.
Bizim Filmlerimiz Onların Filmleri

₺48,00

Rusya: Huzursuz İmparatorluk

Ian Barnes

Geniş ovalara, karlarla kaplı tundralara, uçsuz bucaksız ormanlara yayılmış Rus ülkesinin tarihi en az coğrafyası kadar büyük ve merak uyandırıcıdır. Slav kabilelerinden, Rurik ve Romanov hanedanlarına, Moğol İstilaları’ndan Napolyon’un ordularına, Bolşevik devriminden Hitler’in panzerlerine, Soğuk Savaş’tan Putin’e… Rusya, huzursuz bir imparatorluktur: Hanedan kavgalarını yabancı istilalar, ekonomik büyümesini kanlı savaşlar takip eder. Bu huzursuzluğun sebebi belki de ülkenin çelişkileridir: Rusya’nın doğal kaynakları zengindir, ama Rusya zengin değildir; Rus modernleşmesi Avrupalılaşmanın en iyi örneğidir, ama Rusya Avrupalı değildir. Rusya tıpkı, devlet armasında sağa ve sola bakan kartalı gibi hem Doğu’ya hem de Batı’ya bakan bir ülke. Tarih boyunca, soğuk ve geniş coğrafyasında, kâh genişlemeye kâh bu geniş toprakları dış dünyaya bağlayan ticaret ve kültür yollarına hükmetmeye çalıştı. 15. yüzyılda Rus knezliklerinin zayıf idarecisi olan Moskova, üç asır içinde Baltık Denizi’nden Karadeniz’e, Hazar Denizi’nden Baykal Gölü’ne, Polonya Ovası’ndan Kuzey Buz Denizi’ne yayıldı. Kadim Polonya-Litvanya Birliği ve Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden İsveç Krallığı çarın ordularına teslim oldu. Napolyon’un yenilmez ordularını, General Kış ve Rusya beraber püskürttü. Rus kimliğinin tarihsel oluşumu, zaferleri ve kıyımları hem Türk tarihinin hem de dünya tarihinin en önemli başlıklarından birini teşkil eder. Osmanlı İmparatorluğu’nu askerî olarak yıkabilen güç Avrupa devletleri değil, Rus Çarlığı oldu. Kırım, Çeçenistan, Afganistan ve Türkistan’ın huzursuzluğunun sebebi hep Rusya oldu. Modern zamanların da tarihine yön veren Rusya’nın huzursuzluğuydu: 1917 Bolşevik Devrimi’nin ve Stalinizm’in Rusya’dan dünyaya yayılma çabası belki de insanlığı yok edecek nükleer bir savaşın soğuk rüzgarını tüm insanlığa hissettirmişti. Rusya: Huzursuz İmparatorluk, Bir Tarihsel Atlas Rus tarihini sadece bir anlatıyla değil, haritaların diliyle de tasvir ediyor. Derby Üniversitesi’nden tarih profesörü Ian Barnes, uzun yıllar devam eden araştırmalarının meyvesi olan bu eserin yayımlanmasına şahit olamadı. Yazar 2014 yılında öldüğünde, Putin Rusya’sı Soğuk Savaş sonrasında Ukrayna’ya verdiği Kırım’ı işgal etmeye hazırlanıyordu. Bugün bu huzursuzluk çetin ve sonu belirsiz bir savaşa dönmüş durumda: Rusya’nın tarihsel huzursuzluğu hâlâ devam ediyor. Bir ulusun ve bir coğrafyanın yaşadığı zaferler, felaketler, yaşattığı, yaşadığı acılar ve kıyımlar, renkli ve gerçek ölçekli haritalarla tarih ve coğrafya meraklılarının vazgeçilmez bir başucu eseri olacaktır. Canlı ve ayrıntılı haritaları, sürükleyici ve bilgilendirici metinleriyle bu eser Türk okurunun özlediği, tarih ve coğrafyayı buluşturan bu yazın türünün başarılı bir örneği. VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarihsel atlaslar dizisinin bu ilk kitabı, huzursuz imparatorluk Rusya’nın kapılarını aralıyor…
Rusya: Huzursuz İmparatorluk

₺250,00

TÜM KATEGORİLER

Bizi Takip Edin!

vb. kitaplarının zengin dünyasını her yerden takip edin.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.