FİLTRE

KATEGORİLER


Kesişimler

Tolstoy-Gandhi Mektuplaşmaları

Lev Tolstoy, Mahatma K. Gandhi

Tolstoy-Gandhi Mektuplaşmaları

Çevirmen: Fahrettin Biçici

Kategori: Kesişimler

Edebiyat dünyasının baş tacı Tolstoy’un en büyük hayranlarından birinin Gandhi olduğunu biliyor muydunuz? Pasif direnişçilerle beraber kurduğu kırsal yaşam topluluğuna “Tolstoy Çiftliği” adını verdiğini? Gandhi’nin Tolstoy’a yazdığı ilk mektubunun nedeninin, onun Hintli bir devrimciye yazdığı, Hindistan’ın özgürleşmesi için tek yolun şiddeti reddetmek ve sevginin yasasına boyun eğmek olduğunu söyleyen mektubunu tercüme etmek ve yayımlamak için izin istemek olduğunu? Peki Gandhi mektup yayımlanırken hangi bölümlerin çıkartılmasını istedi? Tolstoy ile Gandhi’nin mektuplaşmalarını okurken, ahlaki mükemmeliyetçilikten ödün vermeden nasıl mücadele edilebileceğini göreceksiniz. Tolstoy’un dediği gibi kesinlikle direnmemek mi, yoksa Gandhi’nin öğütlediği gibi pasif direniş mi doğrusuydu? Bu kitap, kötülüğe karşı direnerek bir hayat sürmenin çarelerini arayan bu iki bilge insanın bu yolda birbirine nasıl destek olduğunu merak edenler için…

On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu

John Ruskin

On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu

Çevirmen: Erdem İlgi Akter

Kategori: Kesişimler

İngiltere’de yaşanan Sanayi Devrimi 19. yüzyıl entelektüellerince nasıl deneyimlendi? Devrimin ne gibi çevresel sonuçları oldu? O zamanlar İngiltere gökleri nasıldı? Bu gökler, 19. yüzyıl sanatına nasıl yansıdı? Nasıl yansımalıydı? Bir Victoria Çağı entelektüeli olan sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, Sanayi Devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alan ilk metinlerden birini ortaya koyuyor On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu adlı çalışmasında. Ruskin’in 1884-1885’te Oxford Üniversitesi’nde verdiği derslerin notlarından oluşan bu metin, dönemin “musibet rüzgârını” bir sanat tarihçisinin gözüyle ve 19. yüzyıl gözlemciliğiyle ortaya koyuyor. Bu gözlemleri, farklı mekânların gökleriyle, büyük ressamların eserleriyle, şiirle ve antikçağ metinleriyle harmanlıyor. Estetik, eleştirel ve ilham verici; kendi ifadesiyle, “gökyüzünün işaretlerine” etkisi ol(a)masa da, zamanın işaretlerini etkilemiş bir eser On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu.
 
Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri

László F. Földényi

Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Macaristan’ın en saygın entelektüellerinden biri kabul edilen kültür kuramcısı ve sanat tarihçisi László F. Földényi, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türk okurlarıyla buluşuyor.
Földényi bu kitapta Rönesans resimlerinden Nazi Almanya’sının şehir planlarına, Giorgio de Chirico’nun gerçeküstü resimlerinden Franz Kafka’nın bürokrasi mekânlarına uzanan bir yolculukta, Batının “ideal şehir” hayalinin izini sürüyor. Yazar doğanın kaosu karşısında her şeyi gören, organize eden ve yönetebilen bir gözün hayalinin moderniteyle beraber tekrar tekrar nasıl inşa edildiğini, bunun arkasındaki zihin dünyasını, ütopya ve ölüm arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor.
Şehir planlaması, resim sanatı ve edebiyatı birbiriyle konuşturan Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri metinlerarası ve kuramsal bir eleştiri...
Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi

Philipp Schönthaler

Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs bir yönetici, bir vizyoner, bir teknoloji devrimcisi olarak hatırlanıyorsa da, o aslında çok iyi bir hikâye anlatıcısıydı. Çok az insan bir şirket kurup ondan bir dünya devi çıkardıktan sonra bu yetkinlikte ve beceride başarı hikâyesini anlatabilirdi. 
 
Jobs’ın devrimci etkisi nedeniyle artık birçok yönetici, CEO ya da genel müdür çok iyi birer konuşmacı ya da hikâye anlatıcısı olmak zorunda. Büyük patronlar iyi birer felsefeci, iyi birer edebiyatçı performansı sergilemek mecburiyetinde ve yoğun eleştiriler altındayken dahi “güleryüzlü ve bilge kapitalist” olarak görünme ihtiyacı hissetmekte. 
Toplum gönüllüsü olarak çalışmanın, büyük maddi bağışların, aile insanı görüntüsü vermenin yetmediği yerde, şimdilerde bir de TED Konuşmaları yapmak bir gereksinime dönüşmüş vaziyette… 
 
Philipp Schönthaler işte bu ilginç meseleyi ele alıyor ve günümüzün profesyonel yaşamında kurum ve insan ilişkilerinin düzenlenmesinde hikâye anlatıcılığının seyrine dair parlak bir değerlendirme sunuyor.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.