FİLTRE

KATEGORİLER


Edebiyat

Enoch Arden

Alfred Lord Tennyson

Enoch Arden

Çevirmen: Tamer Gülbek

Kategori: Edebiyat

Alfred Lord Tennyson nihayet Türkçede! 19. yüzyıl İngiliz şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Sir Alfred Tennyson, nam-ı diğer Lord Tennyson, Victoria Çağının Britanya edebiyatının köşetaşlarından biri olan Enoch Arden (1864) adlı eseriyle, yaklaşık yüz elli yıl sonra Türkiye’deki okurlarını selamlıyor. ‘Kraliyet Şairi’ unvanına sahip olan Tennyson’ın bu anlatı-şiiri yayımlandıktan on yıllar sonra bile etkisini sürdürmüş; onlarca dile çevrilip defalarca sinema, opera ve tiyatroya aktarılmış kült bir eserdir. Bir liman kasabasında yaşayan üç çocuğun sahildeki oyunuyla başlar şiir: Philip Ray, Enoch Arden ve Annie Lee. Oğlanların ikisi de Annie’ye âşıktır. Büyüdüklerinde Annie, Enoch’la evlenir. Yedi yıllık evlilikten ve üç çocuk sahibi olduktan sonra, Enoch bir deniz yolculuğuna çıkar. Fakat gemisi kazaya uğrar ve Enoch on yıl boyunca ıssız bir adada “Robinson Crusoe hayatı” sürer. Peki, Enoch dönebilecek midir? Dönerse nelerle karşılaşacaktır? Stéphane Mallarmé’in sonsözüyle birlikte, bütün bu soruların cevapları kitabın içinde.

Radikal Kitaplar

Osman Çakmakçı

Radikal Kitaplar

Kategori: Edebiyat

Usta çevirmen, şair ve eleştirmen Osman Çakmakçı bu kitapla birlikte okurlarını tam yetmiş beş farklı kitap vesilesiyle dostça bir sohbete çağırıyor ve onlarla hayata dair zihin açıcı diyaloglara giriyor. “Radikal Kitaplar”, yazarın, başta Radikal gazetesindeki köşesinde yayımlanan eleştirel tahlil denemeleri gelmek üzere, olgunluk döneminin ilk ürünlerinden bir seçki niteliğinde. Kitapta düşünce, dünya edebiyatı ve sanat başlıklarının altında yer alanların yanı sıra, Çakmakçı, okurlarıyla 1980 ve sonrasının Türk şiiri üzerine ayrıntılı ve eleştirel değerlendirmelerde bulunuyor. Her birinin, okura, Montaigne’den günümüze deneme türünün çeşitli lezzetlerini hatırlattığı bu yazılarda, özellikle genç edebiyat-severlerin altını çizeceği, üzerine düşünüp belki bir deneme yazmaya cesaret edeceği samimi bir hava hâkim...

Astrophil ile Stella (Soneler)

Sir Philip Sidney

Astrophil ile Stella (Soneler)

Çevirmen: Nazmi Ağıl

Kategori: Edebiyat

İngiliz edebiyatının Shakespeare ve Marlowe’la birlikte üç büyük kurucusundan biri kabul edilen Sir Philip Sidney (1554-1586), adeta on altıncı yüzyıl İngiltere’sinin asker, diplomat ve sanatçı kavramlarının vücut bulmuş hali… Henüz otuz iki yaşında bir savaş sırasında ölen bu süvari subayı, Astrophil ile Stella (Yıldız Seven ile Yıldız) adlı soneleriyle dört yüzyılı aşkın bir zaman sonra Türk okurunu Nazmi Ağıl’ın zarif çevirisiyle selamlıyor. Mina Urgan’ın “Shakespeare’in sonelerinden sonra çağın en güzel aşk şiirleri” dediği Sidney’in eseri, bu müstesna adamın özel hayatından izlerle, gündelik hayatın ayrıntılarıyla ve İngiliz Rönesansının estetiğiyle bezeli. Dil ve üslup incelikleriyle baştan sona dinamik bir anlatıma sahip olan Astrophil ile Stella, İngilizcesi ve Türkçesiyle beraber, çift dilli olarak şiirseverlerin ilgisine sunuluyor.

1950'ler Türkiye'sinde Edebiyat Dergileri

Aslı Uçar

1950'ler Türkiye'sinde Edebiyat Dergileri

Kategori: Edebiyat

Aslı Uçar’ın Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı bölümündeki lisansüstü çalışmalarının ürünü olan 1950’ler Türkiye’sinde Edebiyat Dergileri, Türkçenin hem düzyazı hem şiir bakımından en bereketli dönemlerinden birini ele alıyor. Yazar gayet ustaca bir bakışla, dönemin milliyetçi-muhafazakâr temayüllere sahip edebiyat dergilerinden Kemalist ve Batıcı çizgide olanlara değin geniş bir yayın listesinin içinden, ilginç ayrıntılarla dolu ve hayli renkli bir terkip çıkarıyor. Türkiye’nin Demokrat Parti iktidarıyla geçen 1950’li yıllarındaki politika ve poetika bağlantısını gözeterek kaleme alınan kitapta, Attila İlhan’dan Cemal Süreya’ya, Yaşar Nabi Nayır’dan Mehmet Çınarlı’ya edebiyatçılar arası diyalogları da takip etmek mümkün. Aslı Uçar’ın çalışması, her biri Türk edebiyatı tarihi için büyük değer taşıyan Varlık, Mavi, Hisar, Pazar Postası ve Yeditepe gibi dergiler arasında çok öğretici bir gezinti sunuyor.

Çalışanın Fizyolojisi

Honore de Balzac

Çalışanın Fizyolojisi

Çevirmen: Münif Sair

Kategori: Edebiyat

Nasıl ki Honoré de Balzac’ın Zarif Bir Yaşam Üzerine adlı çalışması modernitenin önemli unsurlarından biri olan modayı mizahi bir dille ele alıyorsa, Çalışanın Fizyolojisi de modern şehir yaşamına dair aynı derecede önemli bir konuyu inceliyor: bürokrasi ve onun çarklarının işleyişi. Franz Kafka’nın ofis bürokrasisinin kâbus metafiziğini anlatmasından çok önce, Herman Melville’in Kâtip Bartleby’sinin yayımlanmasından evvel, Balzac, edebi dehası ve kurgu ustalığıyla bizi Paris’te bir ofis hayatına götürüyor. 1841’de yayımlanan ve yaklaşık 180 yıl sonra ilk defa Münif Sair tarafından Türkçeye çevrilen bu küçük kitapta, Balzac’ın diğer tüm eserlerinde görüp tanıyıp aşina olduğumuz suretler ve hikâyeler bir kez daha -ama bu sefer beyaz yakalılar olarakbuluşuyor ve ortaya çok renkli bir tablo çıkıyor. Toz yüklü, stres dolu ve boğucu ofis ortamına dair eğlenceli bir dille kaleme alınan Çalışanın Fizyolojisi, Sanayi Devriminin iş hayatında yarattığı köklü değişikliğe dair asla eskimeyen bir ilk bakış.

Caz Çağı Öyküleri

Scott Fitzgerald

Caz Çağı Öyküleri

Çevirmen: Dilara Erdem

Kategori: Edebiyat

Babasının, “Birini eleştirmeye kalktığında, herkesin seninle aynı imkânlarda dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir!” sözünü hiçbir zaman unutmamış olan F. Scott Fitzgerald (1896-1940), Caz Çağı Öyküleri adlı bu eserinde, 1920’li yılların Amerika’sının hem göz kamaştırıcı refahını hem de caz müziğin geliştiği boğucu kaldırımlara sahip Güney eyaletlerini göz önüne seriyor. Dönemin ruhunu yansıtan öykülerinde, Fitzgerald, çoğu zaman ihtişamıyla anılan 20’lerin imkânsızlıklarını da kendine özgü anlatım tarzıyla ele alıyor. Adı sıklıkla, Ernest Hemingway ve William Faulkner gibi usta öykücülerle birlikte, Amerikan edebiyatının “Kayıp Kuşak”ının en parlak edebiyatçıları arasında anılan yazar, Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan o ağır buhrana, karakterlerinin ikili ilişkileriyle minör bir yaklaşım sergilemekte. Hovardalığın ve zenginlik arzusunun galip geldiği Caz Çağının öykülerinin merkezinde yer alan kadın-erkek, zengin-fakir ilişkileri, Fitzgerald’ı, yalnızca kendi döneminin yazarı olmaktan çıkarıp, günümüze de seslenir hâle getiriyor.

Veranda Öyküleri

Herman Melville

Veranda Öyküleri

Çevirmen: Arzu Altınanıt

Kategori: Edebiyat

Herman Melville kıymeti ölünce anlaşılmış yazarlardan biri. Öyle ki Moby Dick adlı eserinin beklenen başarıya ulaşmaması sonucu uzun yıllar ‘yazmamayı tercih etmiş’. Oysa eserlerindeki doğa, deniz ve yaşam son derece gerçek. İnsanlık, yalnızlık, başkaldırı sembolü olan Veranda Öyküleri de değeri yazarın ölümünden sonra anlaşılan ve rüzgârı yüzünüzde, tayfaların bağırışlarını kulaklarınızda, düşen yıldırımı yanı başınızda hissetmenizi sağlayan bir eser. “Veranda”, “Bartleby”, “Benito Cereno”, “Paratoner Satıcısı”, “Efsunlu Adalar” ve “Çan Kulesi”nden oluşan bu klasik eseri okurken periler diyarına yolculuk yapacak, size sunulan şeyleri tıpkı Bartleby gibi ‘yapmamayı tercih edecek’, durgun sularda hareketsiz kalmış bir geminin kaptanı olacak, gökgürültülerine kulak kabartacak, efsunlu adalarda dolaşacak ve çan kulesinin ilk çalışını duymak için toplanan kalabalığın arasında olacaksınız.
 
Balıkçılar

Dmitri Vasiliyeviç Grigoroviç

Balıkçılar

Çevirmen: Levent Özübek

Kategori: Edebiyat

On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatının altın çağının en parlak isimlerinden biri kabul edilen ve Rusya’nın ilk köy edebiyatı yazarlarından olan Dmitri Grigoroviç, Balıkçılar adlı romanıyla ilk defa Türkçede. Rusya'nın bir balıkçı köyünde yaşayan ihtiyar Gleb Saviniç ile ailesinin hikâyesini konu edinen Balıkçılar’da küçük ve basit insanların başından geçen olaylara tanık oluyoruz. Akıcı, anlaşılır bir dille kaleme alınan bu dramatik dozu yüksek roman, ellerinde sevgi, dayanışma ve dostluktan başka paylaşabilecek pek de bir şeyi bulunmayan küçük insanların, Dostoyevski’nin tabiriyle “insancıklar”ın etkileyici bir anlatısı. Balıkçılar, aksi bir adam olan Gleb Saviniç’i, onun uzak akrabası Akim Amcayı ve onun evlatlık oğlunu (Grişka) da kabul ederek büyüttüğü çekirdek ailesinin hikâyesinin etrafında, 1850’lerin Rusya’sındaki gündelik hayatın tarihine de ışık tutan bir Rus klasiği..
 
Dorian Gray'in Portresi

Oscar Wilde

Dorian Gray'in Portresi

Çevirmen: Osman Çakmakçı

Kategori: Edebiyat

İnsanın “ruh”u keşfettiği zamanlardan bu yana mesele ettiği ruh ve beden ikiliğini, edebi ifadeyi şahikasına çıkartarak ele alan bir başyapıt Dorian Gray’in Portresi. 19. yüzyıl Britanya edebiyatının dâhi çocuğu Oscar Wilde’ın tek romanı. Wilde bu eserde gençlik güzelliğinin bilincinde, bu güzelliğe kendi “kutsal”ına tapar gibi hayran bir genç adamın, hayat yolculuğunda sırtladığı deneyim bohçasını, vicdanının kendine biçtiği acılar yerine, bireyciliğin kendine düşkün hazlarıyla doldurma hikâyesini anlatıyor. Vicdanının acılarının bedeninde bıraktığı izlerden kaçarak, güzelliğini korumak uğruna ruhundan vazgeçme hikâyesini. Ve portresini. Başta güzelliğinin yansımasıyken, vicdanının yansımasına dönüşen, ona kendi hikâyesini anlatırken, işlediği her bir günaha karşılık bir lekeyle Dorian’ın peşini bırakmayan portresini. Dorian Gray’in Portresi, imajlara hapsolmuş günümüz dünyası insanına ve onun, Oscar Wilde’ın Hamlet göndermesiyle, “Bir hüznün resmi gibi/Kalbi olmayan bir yüz” gibi yaşamına dair asla eskimeyecek bir klasik!
 
Küresel Roman

Adam Kirsch

Küresel Roman

Çevirmen: Abdullah Yılmaz

Kategori: Edebiyat

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Romanadlı bu hacmi küçük, fakat kapsam ve iddiası büyük çalışmasında milli edebiyat ve milli kültür anlatılarının karşısında yükselen yeni bir türü ele alıyor ve edebiyat incelemelerine yeni bir kavram armağan ediyor: Küresel roman… Peki, bir romanı küreselleştiren şey nedir? Bu sorunun cevabı için, Kirsch, küresel yazar olarak gördüğü ve aralarında kışkırtıcı benzerlikler bulduğu yedi ünlü yazarı ele alıyor: Türkiye’den Orhan Pamuk, Japonya’dan Haruki Murakami, Şili’den Roberto Bolaño, Nijerya’dan Chimamanda Ngozi Adichie, Pakistan’dan Mohsin Hamid, Kanada’dan Margaret Atwood, Fransa’dan Michel Houellebecq ve İtalya’dan Elena Ferrante. Bu yazarlar aslında belli bir yerellik içinde yaşarken, eserlerini 21. yüzyılın küresel toplumunda karşılık görecek şekilde kurguluyor ve romanı yerel deneyimin sınırlarından kurtarıp, daha fazla birbirine bağlı hale gelen dünyayı anlamanın bir yolu olduğunu iddia ediyor. Küresel Roman, edebiyat üzerine düşünmeyi seven okurlar için her bakımdan zihin açıcı bir çalışma…
 
Kölelik Şiirleri

Henry Wadsworth Longfellow

Kölelik Şiirleri

Çevirmen: Tamer Gülbek

Kategori: Edebiyat

On dokuzuncu yüzyıl Amerikan edebiyatının en saygın ve popüler şairlerinden biri olarak kabul edilen Henry Wadsworth Longfellow (1807-1882), bu kitapla birlikte ilk kez Türk okuruyla buluşuyor. 
Yayınlandığında büyük ilgi gören ve Longfellow’un uzun edebi serüveninin en değerli ürünlerinden biri olan Kölelik Şiirleri, şairin içinde yaşadığı topluma dair kamuoyunun ezberlerini bozduğu, güçlü, duyarlı bir ses olarak yankılanmıştır. Charles Dickens’tan Karl Marx’a, Mahatma Gandhi’den Martin Luther King Jr.’a dek farklı dönemlerden, farklı ülkelerden pek çok kişi, toplumsal hak mücadelelerinde sık sık Longfellow’u saygıyla selamlamış; onun bu kitapta yer alan eserlerinden dizeler okumuştur. 
VakıfBank Kültür Yayınları dünya edebiyatının bu büyük ismini, şair Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle ve Kölelik Şiirleri’nin 1842’deki özgün edisyonuyla, yani İngilizce ve Türkçe, çift dilli olarak okurlarına sunmakta… 
 
Oğlunun Kaleminden Ahmet Midhat Efendi ve Dönemi

Kâmil Yazgıç

Oğlunun Kaleminden Ahmet Midhat Efendi ve Dönemi

Kategori: Edebiyat

Modern Türk edebiyatının kurucularından gazeteci, roman ve tiyatro yazarı Ahmet Midhat Efendinin hatıraları, yazarın oğlu Dr. Kâmil Yazgıç tarafından kaleme alınıp 1939’dan 1945’e kadar Tan, Marmara ve Vakit gibi gazetelerde tefrika halinde yayınlanmıştır.
Ahmet Midhat’ı, yaşadığı dönemin atmosferi içinde samimiyetle resmeden bu yazıları, yeni bulgular eşliğinde Dr. Erol Gökşen bu çalışmada derliyor ve okurlara anı türünün doyurucu örneklerinden birini sunuyor.
Oğlunun Kaleminden Ahmet Midhat Efendi ve Dönemi, “Küçük Ahmet”in Mısır Çarşısındaki esnaf çıraklığından “Ahmet Midhat Efendi”liğe uzanan entelektüel yolculuğuna, Rusçuk memuriyetinden Tercüman-ı Hakikat yıllarına, Hamidiye dönemindeki gazetecilik maceralarından meşhur Beykoz Yalısındaki gündelik yaşam ritüellerine ve elbette Ahmet Rasim’den Muallim Naci’ye, Nigâr Hanımdan Hüseyin Rahmi Gürpınar’a dek dönemin önemli aydınlarının yer aldığı bir anekdotlar galerisi...
 
Toplu Eserler ve Diğer Hikâyeler

Augusto Monterroso

Toplu Eserler ve Diğer Hikâyeler

Çevirmen: Çiğdem Öztürk

Kategori: Edebiyat

Latin Amerika edebiyatının “Boom” kuşağının Julio Cortázar, Carlos Fuentes, Juan Rulfo ve Gabriel García Márquez ile birlikte öne çıkan figürlerinden biri olan Guatemalalı yazar Augusto Monterroso’nun (1921-2003) en önemli eserlerinden biri kabul edilen Toplu Eserler ve Diğer Hikâyeler, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk kez Türkçede. On üç kısa hikâyeden oluşan bu kitap, Italo Calvino’nun deyişiyle, Monterroso’nun bize “tek bir satıra, tek bir cümleye bir hikâye sığdırma” becerisini gösterdiği çok renkli bir eser.
Devridaim

Augusto Monterroso

Devridaim

Çevirmen: Mehmet Sait Şener

Kategori: Edebiyat

Hayat deneme değil, birçok şey denememize rağmen; hayat hikâye değil, birçok şey uydurmamıza rağmen; hayat şiir değil, birçok şey hayal etmemize rağmen. Hayatın şiirinin hikâyesinin denemesi devridaimdir; evet, devridaim.” 
Latin Amerika edebiyatının 20. yüzyıldaki en değerli üslup dehâlarından biri olan Augusto Monterroso, ilk olarak 1972’de Meksika’da yayınlanan şaheseri Devridaim’de yalnızları, mutsuzları, şairleri, âşıkları, sokakları, evleri, dertleri, sevinçleri bir araya topluyor ve bu hikâye-deneme sentezinde, tüm yerelliği ve evrenselliğiyle insana dair olanı göz önüne seriyor. Bu mütevazı görünümlü insan ansiklopedisi, Monterroso’nun “ne kadar kısa, o kadar iyi” anlayışıyla kaleme aldığı, yüzlerce sayfalık romanlara bedel bir mikrokozmos… 
 
Rus Halk Masalları 1

Aleksandr Afanasyev

Rus Halk Masalları 1

Çevirmen: Laura Kochkarova

Kategori: Edebiyat

Grimm Kardeşler ve Hans Christian Andersen ile beraber on dokuzuncu yüzyılın en önemli halk masalları derleyicilerinden biri olan Aleksandr Afanasyev (1826-1871), Rus halk kültürünün ve sözlü geleneğinin yazılı kültüre aktarılmasına yaptığı katkılarla, Rus folklor araştırmalarının ve Çarlık dönemi Rus edebiyatının abidevi şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilir. Afanasyev’in geniş Rusya coğrafyasında köy köy, kasaba kasaba gezerek topladığı altı yüzden fazla halk masalı, tıpkı Aleksandr Puşkin’in eserleri gibi, Rus halkının ruhuna ışık tutmuş, Rus entelektüellerinin halka doğru (Narodnichestvo) yönelmesine yol açan başlıca referanslardan biri olmuştur. 1855-1864 arasında yayınlanan Rus Halk Masalları adlı görkemli eserden Laura Kochkarova’nın seçip dilimize çevirdiği “Sihirli Yüzük”, “Bilge Elena”, “Uçan Gemi” gibi masallardan oluşan bu ilk cilt, Rus edebiyat ve kültür tarihinden dilimize kazandırılan ilk Afanasyev çevirisi olma özelliğine sahip…
Bir Bulut Gibi (Seçme Şiirler)

William Wordsworth

Bir Bulut Gibi (Seçme Şiirler)

Çevirmen: Nazmi Ağıl

Kategori: Edebiyat

  Dünya edebiyatının büyük ismi William Wordsworth’ün (1770-1850) doğumunun 250. yıldönümü bütün edebiyat çevrelerinde yeni çalışmalar eşliğinde kutlanırken, VakıfBank Kültür Yayınları, usta çevirmen Nazmi Ağıl’ın şairin şiirlerinden yaptığı seçkiyle Türkçedeki literatüre değerli bir katkı sunuyor. Sanayi Devriminin ve siyasi devrimlerin ortaya çıkardığı toplumsal çalkantılar karşısında Tabiat Ana’ya yönelen ve edebiyatta çevre bilincini uyandıran ilk isimlerden olan Wordsworth, insanlığın büyük çevresel sorunlarla başa çıkmaya çalıştığı –daha doğrusu, insanlığın çevreye büyük sorunlar çıkarmayı sürdürdüğü– şu dönemde hâlâ taptaze olan fikirleriyle huzur arayışının sesi olmuştur. “Yüce” ve “güzel” tanımıyla Romantizmin estetik anlayışını şekillendiren usta şairin, insanı ve doğayı çok güçlü bir vahdet hissiyle kucakladığını görüyoruz. Kısacası, Wordsworth geçmişte kalmayıp bugüne uzanabilen, bizimle bize dair meseleler hakkında konuşabilen sanatçılardan olmuştur. Dil ve üslup bakımından Wordsworth’ün en sevilen şiirlerinin derlendiği Bir Bulut Gibi, İngilizcesi ve Türkçesiyle, çift-dilli olarak şiirseverlerin ilgisine sunuluyor.
Kör Müzisyen

Vladimir Korolenko

Kör Müzisyen

Çevirmen: Levent Özübek

Kategori: Edebiyat

On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatının son büyük temsilcilerinden biri olan Vladimir Korolenko (1853-1921) VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türkiye’deki okurlarıyla buluşuyor. Rus edebiyatının pedagojik ve psikolojik bakımdan en değerli klasiklerinden biri sayılan ve birçok dünya diline çevrilen Kör Müzisyen, 1886’da yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ilgiyle karşılanmıştır. Korolenko’nun, görme engelli küçük bir çocuğun müzikle tanışmasının ardından değişen iç dünyasını adeta kadife kalemle yazıya döktüğü bu aile hikâyesi, kırsal Rus yaşamına dair bize büyüleyici bir anlatım sunuyor. Levent Özübek’in duru bir Türkçeyle dilimize kazandırdığı Kör Müzisyen’in, okurlarına, klasiklere mahsus bir lezzet vaat ettiğini söyleyebiliriz.
Savaş Şiirleri

Wilfred Owen

Savaş Şiirleri

Çevirmen: Tamer Gülbek

Kategori: Edebiyat

Asker ve şair Wilfred Owen’ın Savaş Şiirleri, asker ve şair Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle tam yüz yıl sonra dilimize kazandırılıyor. Birinci Dünya Savaşı edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Owen (1893-1918), savaşta İngiltere adına teğmen rütbesiyle görev yapmış ve savaşın bitmesine çok kısa bir süre kala cephede hayatını kaybetmiştir. Owen Birinci Dünya Savaşının ve genel olarak tüm savaşların yol açtığı büyük acıları, şiir sanatının en güzel örneklerini verecek şekilde dizelere dökmüştür. Çağdaş akademi dünyası Owen’ın eserlerini savaş koşullarında savaşa dair yazılmış en çarpıcı şiirler olarak görmekte ve onun sonraki nesiller üzerindeki derin etkisini teslim etmektedir.
Emine Semiye Kitaplığı 1: Sefalet

Emine Semiye Hanım

Emine Semiye Kitaplığı 1: Sefalet

Kategori: Edebiyat

Osmanlı kadın hareketinin en önemli isimlerinden Emine Semiye Hanım (1864-1944), yüz yılı aşkın bir unutuluşun ardından edebiyat ve tarih sahnesinde hak ettiği yeri edinmeye başlıyor. Ünlü tarihçi Ahmet Cevdet Paşanın kızı olan Emine Semiye, ablası Fatma Aliye gibi, 21. yüzyılda yeniden keşfediliyor ve gazetelerde kalmış tefrikaları, Osmanlı’nın son yüzyılının toplumsal yapısına ışık tutan roman ve hikâyeleri, dönemin siyasetiyle yakından ilintili gazete yazıları, VakıfBank Kültür Yayınları bünyesinde Latin harfleriyle okurlarına kavuşuyor. Emine Semiye’nin bütün eserlerinin okurların ilgisine sunulmasını amaçlayan bu serinin ilk cildi Sefalet. Bu önemli roman sadece edebiyatseverler için değil, Osmanlı Aydınlanmasının toplumsal ve siyasal yönlerini kadın hareketi üzerinden anlamak isteyen bütün araştırmacılar ve tarihseverler için de eşsiz bir kaynak.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.