Deneyim Olarak Sanat

Sanatı deneyimlemek

Amerikalı filozof John Dewey’in estetik deneyimin sanatla ve insanla olan ilişkisini irdelediği eseri Deneyim Olarak Sanat, VakıfBank Kültür Yayınları’ndan çıktı
 

Deneyim Olarak Sanat; düşünceleri, canlıların çevreleriyle uyum sağlamalarında bir araç olarak gören 'âletçilik' felsefesinin kurucusu Amerikan düşünürü John Dewey'in, 87 yıl önce felsefe ve sanat dünyasına kazandırdığı nitelikli bir kitap. Yaşamı boyunca eğitim, felsefe ve siyaset alanında çok sayıda eser veren pragmatist geleneğin önemli temsilcilerinden biri olan Dewey bu yapıtıyla, deneyim metafiziğini kavramsallaştırmakla kalmıyor, insanın hayatında sanata nasıl yer açtığını, onun dehlizlerini ve açığa kavuşmayı bekleyen noktalarını da eleştirel bir dille ele alıyor.

Nur Küçük'ün Türkçeye çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları'ndan çıkan Deneyim Olarak Sanat'ta yer yer akademik bir hava hakim olsa da felsefe ve sanatla ilgilenen pek çok okur için kaynak bir başucu kitabı. Estetik tecrübenin, insanın dünya ile tüm deneyim olanaklarını kapsadığını dile getiren Dr. Aysun Aydın'ın sunuşuyla başlayan kitap, Aydın'ın ifadeleriyle daha da cazip hale geliyor, "Sanat, insanın dünya ile dolayımsız etkileşiminin, dünya ile iç içe geçmişliğinin ve bu etkileşimde ortaya çıkan anlam ve değerin yegane dışavurumudur." Eseri ve sanatı buradan anlamaya çalışmaya başladığımızda John Dewey'in görüşleri üzerinde incelikle düşünmek de bir parça daha kolaylaşıyor.

Sanat eserlerinin içerdiği anlam ve taşıdığı mesaj, geçmişten bugüne her zaman tartışılagelmiştir; fakat klişe sorumuz, ortaya konulan ürünün kendisini mi bağladığı yoksa sunulan kitleyi mi? Ya da bir sanat eserinin 'sunulmak' veya 'anlaşılmak' gibi bir gayesi var mı / olmalı mı? Deneyim Olarak Sanat gibi ağırlığı olan bir esere bu düşüncelerle başlamak kaçınılmaz oluyor. Cevabı uzun ve girift olan bu tip soruların yanıtı niteliğinde konu ve kavramlara değinen Dewey'in şu sıradan gibi gözüken, fakat ince ve duru ifadesi önemli, "Bitkiler hakkında hiçbir kuramsal bilgiye sahip olmadan da çiçeklerin renkli formlarından ve narin kokularından haz almak fazlasıyla mümkündür. Fakat eğer bir kimse bitkilerin çiçeklenmesini 'anlamak' üzere yola koyulmuşsa, bitkilerin büyümesini sağlayan toprak, hava, su ve güneş ışığı etkileşimleri hakkında bir şeyler öğrenmekle yükümlüdür." Eserin ilerleyen safhalarında yazar "Töz ve Form" başlığıyla derinleştirdiği konuda ortaya koyduğu düşünceyle bu sorunun net cevabını da veriyor aslında: "Sanat eseri yalnızca eseri yaratan dışında birilerinin deneyiminde etki üretirken tamdır." Bunu, kitleleri en çok etkileyen üretimlerden 'şiir sanatı' ile bağdaştırırsak, nice dizenin içerdiği mananın, nice okuyanın ona nasıl bir yaşam deneyimi kattığıyla ilintili olarak o derece zenginleştiğini söylemek mümkün. Peki, bu resim, heykel ve bilumum modern sanatlar için de geçerli mi? Dewey'e göre evet; fakat çoğu insan için sanatı anlamak hâlâ kolay değil. Olmamalı da belki, ama çoğumuzun güç üretimler içinde anlama kapasitemizi bir hayli zorladığımız ya da anlar gibi yaptığımız da bir gerçek... John Dewey; Canlı Varlık, İfade Edici Nesne, İnsanın Katkısı, Eleştiri ve Algı gibi 14 başlıkta bize zengin bir 'deneyim' yaşatıyor.

 

Bu yazı ilk olarak Sabah Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.