İktidar ve Sanat

Osmanlı’nın büyük sanat destekçisi: Damat İbrahim Paşa

12 yıl sadrazamlık yapan ve 3. Ahmet’in ruhu gibi ona şevk veren Damat İbrahim Paşa, büyük şöhretine yakışır bir sanat destekçisidir. Ünal Araç, göz yaşartıcı çalışması ‘İktidar ve Sanat/Damat İbrahim Paşa’nın Hamiliği’nde bu desteklerin teknik ve kültürel envanterini sunuyor.
 

Osmanlı iktidar sistemi kendi içinde çok bileşenli bir yapıdır. Mutlakiyetin tek kişide toplandığı bu sistemde yapının bileşenleri yukarıya (padişah) hem bezene bezene hem de özene özene hayat bulurlar. Sultan, her zaman yetkinliği ve etkinliği tartışmalı olsa bile temsil gücü yönünden imgeselliği yüksek bir varlıktır. Bir paşalar geçidi de sayılan Osmanlı dünyası aynı zamanda birbirinden ilginç damat-vezirlere sahne olur. Hatta bazen bu sadrazamlar beraber çalıştıkları padişahların iktidar çizgilerini belirlerler. Mutlulukla sona ermiş hiç bir veziri azam-padişah süreci görülmese de geride bıraktıkları izler yönünden tarihe ışık tutan birliktelikler sergilenir.

Her bir sadrazamın iktidar kullanma yöntemi ve Osmanlı siyasetine kazandırdığı ton yanında elde ettikleri sermayeyi kullanma şekilleriyle benzeşirler. Uğur Tanyeli’nin yorumuyla Osmanlı vakıf sistemi salt bir hayır açılımı değil, sermaye koruma buluşudur da. Patronajın bir başka cephesi olan hamilik genişliğiyle sadrazamlar, hem toplumun derinliğine nüfuz ederler hem de iktidar tutkularını destekledikleri başta mimari eserlerin çoğalması yoluyla isimlerini diri tutarlar. 12 yıl sadrazamlık yapan ve 3. Ahmet’in ruhu gibi ona şevk veren Damat İbrahim Paşa, büyük şöhretine yakışır bir sanat destekçisidir. Ünal Araç, göz yaşartıcı çalışması ‘İktidar Ve Sanat/Damat İbrahim Paşa’nın Hamiliği’nde bu desteklerin teknik ve kültürel envanterini sunar. ‘Sanat, mimarlık ve edebiyat tarihi literatürü’ bakımından İbrahim Paşa’nın ‘banilik ve hamilik girişimleri’ asıl gösterdikleri tarihi arkaplanla önemlidir. Zaten Araç, ‘bütüncül bir bakış açısıyla ve karşılaştırmalı kültür tarihi verileriyle Osmanlı’daki tarihi gelişmeleri ele almanın ve böylece İbrahim Paşa’nın aynı zamanda politik bir tercih ve söylem aracına dönüştürdüğü banilik ve hamilik tercihlerinin’ özgün yorumuna girişir.

Yedi bölüm boyunca bir insanın yükselişi ve bir isyanla çöküşünü değil bütün bu süreçte canlı ve gerilimli Osmanlı gelişim ve değişim atmosferini görüyoruz ‘İktidar ve Sanat’ta. Şiirden ilim hayatına, mimariden yaşam kültürüne dair pek çok sahada, yedek bir güneş (asıl güneş padişah) gibi yükselen Damat İbrahim Paşa, 3. Ahmet’le birlikte aslında tarihin büyük yaşam şevk ve neşesinin başarılı birer aktörüdür. Bilinir ki hiçbir güçlü aktör sahne olmadan rol oynayamaz. Senaryoyu yazan 18’inci yüzyıl dinamikleridir ve yönetmeni 3. Ahmet sayılır. Seyircilerin isyanı ve öfkesiyle ise ne eser kalır, ne yazar ne yönetmen.

İbrahim Paşa’nın desteklediği pek çok eser bugün ayakta. Belki onlardan biri ziyaret edilerek, hatırlanarak, bir incelik ve zarafet devri olan bu büyük geçiş yeniden düşünülür. Zaten tarihi bir söylenceden çıkarıp yüksek düşünceye dönüştürecek olan da bu bakıştır. Popüler tarihçilerin diliyle birer yapay parlak plastiğe dönüştürülen, ‘lale devri’ yakıştırması içinde gerçekliğinden koparılan özneler, Ünal Araç gibi yeni nesil tarihçilerin çalışmalarıyla asıl hüviyetine kavuşacaklardır. İbrahim Paşa, sert siyasetin incelikli şiiri gibidir sonuçta.

İKTİDAR VE SANAT - DAMAT İBRAHİM
PAŞA’NIN HAMİLİĞİ 1718-1730
Ünal Araç
VakıfBank Kültür Yayınları, 2021
408 sayfa.

 

*Bu yazı ilk olarak Hürriyet'te yayımlanmıştır.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.