Teknoloji çağının doğurduğu son tür: Homo İnformatiks

Günümüz gerçekliğinde artık 24 saat birbirimize “bağlı” yaşıyoruz. Kablolu ya da kablosuz, mobil ya da yerleşik, eğlence veya iş amaçlı, ailemiz, dostlarımız, meslektaşlarımız ya da tanımadığımız insanlarla siber bir dünyanın misafirleriyiz.
İnternetin ağlar oluşturarak hayatımızın merkezine yerleşmesi toplumsal ve sosyal açıdan dönüşümler yaşanmasını zorunlu kıldı. Özellikle bilişim ve iletişim teknolojileriyle birlikte, alışkanlıklarımız, kültürümüz, günlük yaşam pratiklerimiz ve iş modellerimiz değişime uğradı. Peki, insanlığın yapay zekâ çağına uzanan bu uzun ve zorlu yolculuğunu anlamak için öncelikli olarak nereye bakmamız gerekiyor? Bir mühendis, matematik tutkunu ve aynı zamanda felsefe alanında akademik çalışmaları olan Luc de Brabandere, eserine mesleki hayatını belirleyen şu üç disiplini bir araya getirmekle başlıyor: Mantık, matematik ve bilişim. Yazar, dev düşünürlerin çabalarıyla üç bin yılda meydana gelebilmiş bu üç farklı dünyanın bir bütünü temsil ettiğini düşünüyor ve eser boyunca bu üç disiplini hiç beklemediğiniz noktalarda buluşturuyor. Bunları yaparken de ilk olarak matematik ve mantığın kökenlerine iniyor ve gelişimleri esnasında hangi önemli aşamalardan geçtiklerini irdeliyor. Ardından sayıların diliyle sözel dili karşılaştırarak Homo İnformatiks adlı yeni bir insan türünün doğmakta olduğunu haber veriyor ve bu insan türünün sınırlarını tartışıyor. Bu tartışmaya Aristoteles’ten Hârizmî’ye, Leibniz’den Thomas Bayes’e, Bertrand Russell’dan Claude Shannon’a kadar pek çok önemli isim iştirak ediyor. Sibernetik, internet, yapay zekâ ve benzeri pek çok konudan bahsedilirken mantık ve matematiğin öncü isimleri daima okura eşlik ediyor. 

Yapay zekâ dünyasında insanlığın geleceği

Eserde, internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyaları ile matematik, mantık ve felsefeye dayanan temelleri tarihsel gelişim sürecinde ele alınıyor. Yazar, yer yer zorlayıcı sorularla sizi şaşırttığı gibi aşina olduğunuz akıl yürütme yöntemlerinin çelişkilerini göstererek mantık ve matematiğin birlikteliğini göz önüne seriyor. Yapay zekâ temelli çeviri programlarının niçin başarıya ulaşamayacağını pek çok dilden örnekle ikna edici bir şekilde açıklıyor. Nihayetinde, tüm bu anlatı çerçevesinde farklı bir insan tanımı yapıyor: “İnsan: Makinelerin Dönüşemeyeceği Şey”. Brabandere, Homo İnformatiks adlı türün doğmak üzere olduğu bir noktada; kendi değerlerimizi dünyaya aktarabilmek için bize yeni kavramlar, yeni modeller ve yeni kategorilerin gerekli olduğunu söylüyor. Akıcı bir anlatım tekniği ile kaleme alınan ve VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Türkçe’ye Homo İnformatiks: Bilişim, Matematik ve Mantığın Kesişen Dünyaları adıyla kazandırılan bu çalışma, sadece uzmanların değil yenilikçi düşünce ve yaratıcılık gibi konulara ilgi duyan kitapseverlerin de zevkle okuyacağı bir eser.


  • 27.12.2021

İLE İLGİLİ MAKALELER

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.