Jason Sharman

Avrupa’nın başarıları abartılıyor

Tarihçi yazar Jason Sharman, Zayıfların İmparatorlukları kitabında erken modern dönemde Avrupalıların mutlak bir askeri üstünlüklerinin olmadığını, tarihi kayıtlar eşliğinde anlatıyor. Yazar Avrupa dışı büyük imparatorlukların gerilemesinin, sadece Avrupa’da ortaya çıkan ‘askeri devrim’ tezi ile açıklanamayacağını iddia ediyor

"1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesiyle başlayan ve Sanayi Devrimi'ne dek süren yaklaşık üç asırlık Yeni Çağ'da ya da diğer adıyla erken modern dönemde Avrupalıların kayda değer herhangi bir başarısı var mı? Yok…" Bunu söyleyen herhangi biri değil, Cambridge Üniversitesi siyasi tarih profesörü Jason Sharman… Sharman Vakıfbank Kültür Yayınları'ndan çıkan Zayıfların İmparatorlukları adlı kitabının daha ilk sayfasında "Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden beri Avrupa'da kayda değer herhangi bir şey yaşanmamış olduğunu söylesek yanlış olmaz" diyerek iddialı bir giriş yapıyor. Sonra "Erken modern dönemin büyük fatihleri ve imparatorluk kurucuları, Yakın Doğu'daki Osmanlılardan Güney Asya'daki Babürlüler ve Çin'deki Ming ve Mançu Çinglere kadar Asyalı imparatorluklardı" diyerek iddiasını artırıyor ve Avrupa'da bir başarı varsa bunun da abartıldığını savunuyor. Fahrettin Biçici'nin Türkçeye çevirdiği üç bölümden oluşan 239 sayfalık kitapta Sharman, ilk olarak 1955'te askeri tarihçi Michael Roberts tarafından ortaya atılan ve sonrasında Geoffrey Parker tarafından geliştirilen 'askeri devrim' tezine karşı bir antitez sunuyor. Ortaçağ dünyası ile modern dünyanın ayrılmasını, Avrupa'da 1550-1650 yılları arasında yaşanan ve özellikle barutla çalışan silahlar, askeri taktikler ve teknolojik örgütlenmeler sayesinde oluşan hızlı bir askeri ve siyasal değişim sürecine bağlayan yazar, "Avrupa ne oldu da Ortaçağ'daki elverişsiz koşullarından sıyrılıp dünya hakimiyetini kazanma başarısı gösterdi?" sorusuna yanıt arıyor. Avrupalıların erken modern dönemdeki aslen mütevazi olan başarılarında yerel ittifakların önemli olduğuna dikkat çeken yazar, Avrupa'nın Amerika, Afrika ve Asya'da hakimiyet kurmasına olanak sağlayan unsurun denizaşırı seferler olduğunu belirtiyor. Yazara göre bu denizaşırı seferler Avrupalılara ticaret yoluyla dünyaya yayılma imkanı veriyor.
 
NASIL 'HASTA ADAM' OLDU?
 
Kitabın ikinci bölümde yazar 17. yüzyıl başında tek gayesi kâr etmek olan Hollanda ve İngiliz menşeili egemen şirketlerin askeri performanslarını Asyalı rakipleriyle kıyaslıyor. Bu bölümde İspanyolların Amerika kıtasına yaptığı denizaşırı savaşları ve Portekizlilerin, Afrika ve Hint Okyanusu'nun kıyı şeridindeki ilişkilerini anlatıyor. Sharman, kitabın üçüncü bölümünde Osmanlılara yer veriyor. 1600'lü yılların sonuna kadar büyük yenilgi görmeyen, Viyana kapılarına kadar dayanan Osmanlı'nın hangi koşullarda Avrupa'da 'hasta adam' damgası yiyerek 18. yüzyıl ortasından itibaren gerilemeye başladığını sorguluyor. Netice itibariyle, başta da söylediği gibi herhangi kayda değer bir başarısı olmamasına rağmen günün sonunda kazananın nasıl Avrupalılar olduğunu merak ediyorsanız Sharman'ın kitabı önemli bilgiler ve perspektif sunuyor…
 
Bu yazı ilk olarak  Sabah Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.